Eleştirici nedir, Eleştirici ne demek

  • Bir işi bütün incelikleriyle değerlendiren
  • Yerli yersiz her şeyi eleştiren kimse.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Resim, Heykel, Mimarlık) Eleştiri yazan kişi.

Osmanlıca Eleştirici ne demek? Eleştirici Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tenkitçi, münekkit

Eleştirici anlamı, tanımı:

Eleştiri : Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

Yeni eleştirici : Yeni eleştiricilik yanlısı olan.

Yeni eleştiricilik : Kant sistemine göre eleştiriyi yeni boyutta değerlendiren akım.

İncelik : Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri. İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket. İnce olma durumu. Ayrıntı.

Değer : Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün nitelik, meziyet, kıymet.

 

Yerli : Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan. Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Belli bir bölgede yetişen, otokton.

Yersiz : Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız. Barınacak yeri olmayan.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bir : Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Ancak, yalnız. Aynı, benzer.

Bütün : Birlik, tamlık. Bozuk olmayan (para). Eksiksiz, tam. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi. Parçalanmamış.

Eleştirici düşünme : Öncülleri ve kanıtları titizlikle değerlendirdikten sonra ilgili bütün etmenleri göz önünde tutarak ve geçerli mantık yöntemlerinden yararlanarak elden geldiğince nesnel sonuçlara varma süreci.

Eleştiriciler derneği : (Resim, Heykel, Mimarlık) Türkiye Sanat Eleştiricileri Derneği. a. bk. AICA.

Eleştiricilik : Eleştiricinin işi, eleştirmecilik, eleştirimcilik, eleştirmenlik, tenkitçilik, münekkitlik. İnsan bilgisinin sınırı üzerine felsefe bilinci ve bu bilincin uyanık tutulması, eleştirimcilik, kritisizm. fel. Kant'ın akıl ve bilginin sınırını ve imkânlarını tespit etmek için özellikle dogmacılığın ve şüpheciliğin karşısına koyduğu felsefe yöntemi, eleştirimcilik, kritisizm. İnsan bilgisinin sınırı üzerine felsefe bilinci ve bu bilincin uyanık tutulması. Kant'ın us ve bilginin sınırını ve olanaklarını saptamak üzere, özellikle -> dogmacılığın ve -> kuşkuculuğun karşısına koyduğu felsefe yöntemi.

 

Diğer dillerde Eleştirici anlamı nedir?

İngilizce'de Eleştirici ne demek? : adj. critical, censorious, faultfinding, judicial, uncomplimentary, argumentative

n. critic, reviewer, assailant, assailer, faultfinder

Fransızca'da Eleştirici : désapprobateur/trice, frondeur/euse

Almanca'da Eleştirici : n. Tadler

adj. kritisch, tadelnswert

Rusça'da Eleştirici : n. критик (M)