Critics türkçesi Critics nedir

Critics ile ilgili cümleler

English: Sometimes critics don't know what they criticise.
Turkish: Bazen eleştirmenler neyi eleştirdiklerini bilmiyorlar.

English: All the critics praised the new movie.
Turkish: Tüm eleştirmenler yeni filmi öğdü.

English: With regards to music, he is one of the most famous critics.
Turkish: Müzik konusunda o, en ünlü eleştirmenlerden biridir.

Critics ingilizcede ne demek, Critics nerede nasıl kullanılır?

Auto critics : Örnekolay incelemesinde örnek birimlerin yaşam öykülerini saptamada yararlanılan, kendilerine ilişkin değerlendirme ve özçözümlemelerini içeren bilgi kaynağı. Özeleştiri.

Union of critics : Eleştirmenler birliği. Eleştirmenlerin bir araya geldikleri birlik. bunların bazısı tiyatronun çeşitli dallarında ödüllü yarışmalar düzenler. örnek : abd'de «critics award».

Autocritics : Otokritik.

Diacritics : Aksanlar.

Critic temperature : Aç bırakılan hayvanlarda enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığı. Kritik sıcaklık.

Film critic : Film eleştirisi. Film eleştirmeni. Sinema eleştirmeni. Film kritiği. Sinema eleştirisi.

Active critic temperature : Etkin kritik sıcaklık. Yem verilen hayvanlarda metabolik olaylar sonucu vücutta üretilen ısı miktarının daha fazla olması ve enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığının daha düşük bulunduğu nokta.

 

Critical angle : Sınır açısı. Dönüşül açı. Kritik açı. Tam iç yansıma açısı. Tam yansımanın en küçük geliş açısı (optik).

Critical : Kusur bulan. Kritik. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Ciddi. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Hassas. Tehlikeli. Eleştirel. Değerlendirme amacıyla yapılan.

Drama critic : Tiyatro eleştirmeni. Drama eleştirmeni. Tiyatro performanslarını değerlendiren kimse. Oyunculuk eleştirmeni.

İngilizce Critics Türkçe anlamı, Critics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reviewer : Kitap eleştirmeni. Hakem. Gözden geçiren.

Chastiser : Cezalandırıcı. Disiplini sağlayan kimse.

Animadverted : Kınama. Tenkit etmek. Sitem. Eleştirmek. Eleştiri yapmak. Tenkit.

Assailers : Dil uzatan. Saldırgan.

Assailant : Dil uzatan. Mütecaviz. Hücum eden. Saldıran kimse. Saldırgan.

Pinch : Sıkıp acıtmak. Ele geçirmek. Sıkmak. Araklamak yürütmek. Tutam. Kıstırmak. Kıvrandırmak. Acı vermek. Yakalamak. Çimdik atmak.

Averse : Karşı. Gönülsüz. İçtinap. Karşıt. Hazzetmez. Zıt. Karşı olan. Hoşnutsuz. İsteksiz.

Glosser : Dudakları parlak yapan kozmetik ürün. Parlatıcı. Yorumcu. Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı. Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse. Parlatan kimse veya şey. Tefsirci. Açıklayıcı yazılar yazan kimse.

 

Critism : Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. tv. bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Antagonists : Düşman. Rakip. Hasım. Karşı çıkan.

Critics synonyms : literary critic, music critic, theater critic, newspaper critic, professional person, critiques, chasteners, scrutineer, corrector, professional, belittlement, commentator, critique, antagonist, correctors, animadverts, contradictor, animadvert, criticism, chastener, commentary, emergency, drama critic, glossers, exigency, adversative, glossator, censorious, animadverting, reader, art critic, juncture, adversary.

Critics zıt anlamlı kelimeler, Critics kelime anlamı

Critical : Tehlikeli. Hassas. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Eleştiren. Eleştiri niteliğinde. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Eleştirel. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Kritik. Dönümcül.

Noncritical : Tehlikeli bir noktada olmayan. Ciddi olmayan. Kritik olmayan. Eleştirel olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya).