Critism türkçesi Critism nedir

  • Eleştiri.
  • Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. tv. bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Critism ingilizcede ne demek, Critism nerede nasıl kullanılır?

Critic : Karşı olan kimse. Oyun ya da bir yapıt eleştirisi ile uğraşan kimse. bir oyunu, yapıtı çeşitli yönlerden eleştiren yazar. münekkit. Kusur bulup duran kimse. Eleştirici. Eleştiri yazan kimse. bir oyunu ya da bir sanat yapıtım kendi değerlendirmesi ile ele alan yazar. eleştirmenin yazdığı alanda bir dünya görüşü, geniş bilgisi, sanata karşı da olağanın üstünde bir duyarlığı ve algılama yetkisi olması gerekir. Olumsuz noktalar üzerinde duran kimse. Münekkit. Tenkitçi. Eleştiren kimse.

Critic temperature : Aç bırakılan hayvanlarda enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığı. Kritik sıcaklık.

Critical : Tehlikeli. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Hassas. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kusur bulan. Eleştirel. Yerici. Eleştirici. Titiz. Değerlendirme amacıyla yapılan.

Critical altitude : Kritik irtifa.

Critical angle : Dönüşül açı. Sınır açısı. Tam yansımanın en küçük geliş açısı (optik). Kritik açı. Tam iç yansıma açısı.

 

Critical bibliography : Kimliğini belirttiği yapıtları eleştiren, değerlendiren kaynakça. Eleştirili kaynakça.

Critical angle of a medium : Dönüşül açı. Işıkta, iç tam yansımanın tümüyle gerçekleştiği en küçük geliş açısı.

Critical buckling load : Kritik burkulma yükü. Kritik flambaj yükü.

Critical battery alarm : Kritik düzeyde pil uyarısı. Biten pil uyarısı.

Critical damping : Kritik sonum. Dönüşül sönüm. Kritik sönümlenme. Kritik amortisman. Denge konumu yöresindeki salınımların dönemsel niceliğini yitirecek ölçüde söndürülmesi. Katı sönümleme. Kritik yavaşlatma. Kritik sönüm.

İngilizce Critism Türkçe anlamı, Critism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Criticisms : Kınama. Tenkit. Kusur bulma. Olumsuz eleştiri. Eleştirme. Eleştirellik. Kritik. Eleştirmenlik.

Knock : Tartaklamak. Kapıyı vurmak. Çarpışmak. Sertçe eleştirmek. Devirmek. Çarpmak. Kusur bulmak. Vurmak. Teklemek. Kapı çalmak.

Commentaries : Açıklama. Yorumlar. Yorum. Tefsir.

Examen : Muhakeme. Yargılama. Sınav. İnceleme. Muayene. İmtihan. Yoklama. Araştırma. Teftiş. Tetkik.

Critique : Gözden geçirmek. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Etüt. Eleştirme. Eleştiri yazısı. Eleştirmek. Kritik. Tenkit. Kritiğini yapmak.

Criticism : Eleştirme. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir felsefe görüşünü geliştirirken insan bilgisini eleştiriden geçirmeyi ilk koşul olarak ele alan anlayış. kant'ın ortaya koyduğu ve görgücülüğe karşı us ile düşüncenin, usçuluğa karşı da algı ile deneyin haklarını koruyan bilgi kuramı. ülkücülüğün bir başka biçimi olan ve kendi üzerine içdüşünmeye dayanan felsefe anlayışı. Kınama. Eleştirimcilik. Tenkit. Olumsuz eleştiri. Kusur bulma. Kritik.

 

Commentary : Açımlama. Televizyon haber izlencelerinde günün önemli bir olayı üzerine belirtilen görüş. Tefsir. Açıklama. Röportaj. Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nakil. Yorumlama.

Animadverts : Eleştiri yapmak. Tenkit. Kınama. Eleştirmek. Tenkit etmek. Sitem.

Animadversions : Eleştirme. Tenkit. Kınama. Sitem.

Critiques : Eleştiri yazısı. Kritiğini yapmak. Kritik. Gözden geçirmek. Eleştirmek. Tenkit. Etüt.

Critism synonyms : critical appraisal, critical analysis, animadverting, roast, belittlement, critics, bad press, self criticism, animadvert, animadversion, animadverted.

Critism zıt anlamlı kelimeler, Critism kelime anlamı

Critical : Kusur bulmak amacıyla söylenen. Nazik. Değerlendirme amacıyla yapılan. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kusur bulan. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Eleştirici. Ciddi. Eleştirel. Tehlikeli.

Noncritical : Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Kritik olmayan. Ciddi olmayan. Tehlikeli bir noktada olmayan. Eleştirel olmayan.

Approval : Tasvip. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onama. Resmi izin. Onay. Onaylama. Uygun bulma.