Critique türkçesi Critique nedir

  • Tenkit.
  • Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi.
  • Eleştirmek.
  • Etüt.
  • Eleştiri.
  • Gözden geçirmek.
  • Kritik.
  • Eleştiri yazısı.
  • Eleştirme.
  • Kritiğini yapmak.

Critique ile ilgili cümleler

English: His critique was totally inappropriate.
Turkish: Onun eleştirisi tamamen yersiz.

English: Jale has always been left-leaning, but since she's got a seat in parliament for the Left Party, she has become a media star with her radical critique of capitalism.
Turkish: Jale her zaman sol eğilimli olmuştur, ama o Sol Parti için mecliste bir koltuğa sahip olduğundan beri, o, ​​radikal kapitalizm eleştirisi ile bir medya yıldızı oldu.

Critique ingilizcede ne demek, Critique nerede nasıl kullanılır?

Critique age : Klimakteryum.

Lucas critique : İktisat politikası çözümlemelerinin, politika değişmelerinin iktisadi birimlerin beklentileri üzerinde yarattığı etkiyi yeterince dikkate almadığını ileri süren sav. Lucas eleştirisi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Critiques : Gözden geçirmek. Kritiğini yapmak. Kritik. Tenkit. Eleştiri. Etüt. Eleştiri yazısı. Eleştirmek.

Critic : Eleştiren kimse. Karşı olan kimse. Kritik. Oyun ya da bir yapıt eleştirisi ile uğraşan kimse. bir oyunu, yapıtı çeşitli yönlerden eleştiren yazar. münekkit. Eleştirmeci. Kusur bulup duran kimse. Tenkitçi. Eleştirici. Eleştirmen. Olumsuz noktalar üzerinde duran kimse.

 

Critic temperature : Aç bırakılan hayvanlarda enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığı. Kritik sıcaklık.

Critical cooling : Kritik soğuma. Dönüşül soğuma. Kritik soğutma.

Critical cooling rate : Kritik soğutma hızı. Dönüşül soğuma hızı. Kritik soğuma hızı.

Critical : Yerici. Eleştiri niteliğinde. Hassas. Eleştirel. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Kusur bulmak amacıyla söylenen. Nazik. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Titiz. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan.

Critical altitude : Kritik irtifa.

Critical angle : Tam yansımanın en küçük geliş açısı (optik). Sınır açısı. Kritik açı. Dönüşül açı. Tam iç yansıma açısı.

İngilizce Critique Türkçe anlamı, Critique eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critique ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chastise : Sopa çekmek. Sopa atmak. Ağır biçimde suçlamak. Yerden yere vurmak. Adam etmek. Azarlamak. Suçlamak (ağır biçimde). Acımasızca suçlamak. Dövmek. Dayakla cezalandırmak.

Study room : Çalışma odası.

Flick through : Sayfaları birer birer çevirmek. Göz atmak. Bir dergiye vb gözatmak.

Climacteric : Dönüm noktası. Menapozla ilgili. Yaş dönümü. Buhranlı yaş devresi. Bunalımlı. Kritik dönem. Hassas. Menopoz. Menapoz.

Strictures : Kınama.

Critics : Eleştirici. Muhalif. Eleştirmen. Kusur bulup duran kimse. Karşı olan kimse.

 

Evaluate : Kıymetlendirmek. Değerlendirmek (test etme vb). Değerlendirmeye tabi tutmak. Değerlendirme yapmak. Kıymet biçmek. Değerlendirmek. Değerlendirmeye almak. Ölçmek. Paha biçmek. Değer biçmek.

Reviewed : Gözden geçirilmiş. Kontrol edilmiş. Detayları ile görmek. Tekrar etmek (ders). Yeniden incelemek. Geçmişi anmak. Teftiş etmek.

Canvasses : Görüşmek. Tuval. Tente. Kanava. Branda bezi. Keten bezi. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Kaputbezi. Brandayla örtmek. Reklam yapmak.

Belittlement : Kötüleme. Aşağılama. Alçaltma işi. Aleyhinde konuşma. Aleyhte konuşma. Hor görme. Küçük düşürme. Küçültme işi. Yerme.

Critique synonyms : review article, peer review, literary criticism, critical review, attacked, reviewing, criticize, disapprobation, censures, criticism, pass judgment, carps, check, reviews, censured, exploring, surveying, annotative, researches, have a look at, dip into, criticized, check up, checks, crucial, commentaries, canvass, carped, examine into, crucials, research, deciding, animadvert.

Critique ingilizce tanımı, definition of Critique

Critique kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To criticise or pass judgment upon. The art of criticism.