Critiques türkçesi Critiques nedir

Critiques ingilizcede ne demek, Critiques nerede nasıl kullanılır?

Critique age : Klimakteryum.

Lucas critique : Lucas eleştirisi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. İktisat politikası çözümlemelerinin, politika değişmelerinin iktisadi birimlerin beklentileri üzerinde yarattığı etkiyi yeterince dikkate almadığını ileri süren sav.

Critique : Kritiğini yapmak. Gözden geçirmek. Eleştiri. Eleştirmek. Etüt. Eleştirme. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Kritik. Eleştiri yazısı. Tenkit.

Critic : Eleştiren kimse. Oyun ya da bir yapıt eleştirisi ile uğraşan kimse. bir oyunu, yapıtı çeşitli yönlerden eleştiren yazar. münekkit. Eleştirmen. Eleştirici. Kritik. Eleştirmeci. Tenkitçi. Kusur bulup duran kimse. Olumsuz noktalar üzerinde duran kimse.

Critic temperature : Kritik sıcaklık. Aç bırakılan hayvanlarda enerji gereksinimini artıran çevre sıcaklığı.

Critical cooling rate : Dönüşül soğuma hızı. Kritik soğutma hızı. Kritik soğuma hızı.

Critical battery alarm : Biten pil uyarısı. Kritik düzeyde pil uyarısı.

Critical altitude : Kritik irtifa.

Critical compression ratio : Kritik sıkıştırma oranı. Kritik kompresyon oranı.

 

Critical bibliography : Eleştirili kaynakça. Kimliğini belirttiği yapıtları eleştiren, değerlendiren kaynakça.

İngilizce Critiques Türkçe anlamı, Critiques eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critiques ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Etude : Tetkik. Etüd.

Surveying : Nivelman. Etüt etme. Rölöve. Haritacılık. Topografya. Ölçme. Arazi ölçme. İnceleme. Mesaha bilimi.

Crucials : Zor. Ehemmiyetli. Çok önemli. Çapraz. Elzem. Can alıcı. Kesin. Mühim.

Critics : Eleştirmen. Karşı olan kimse. Eleştirici. Muhalif. Kusur bulup duran kimse.

Annotative : Açıklamalı. Ek açıklamalı. Açıklayıcı. Notlarla açıklayan. Yorumlayıcı.

Commentary : Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Televizyon haber izlencelerinde günün önemli bir olayı üzerine belirtilen görüş. Röportaj. Tefsir. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Nakil. Anlaşılması özel bir dikkat isteyen ya da herkese özdeş anlamda anlaşılması gereken bir yapıtın, uzmanınca notlar eklenerek anlaşılır duruma getirilmesi. Anlatma. Yorum.

Censuring : Kınama. Sertçe eleştirmek. Tekdir. Azar. Tektir etmek. Suçlamak. Cezalandırmak. Kınamak. Tenkit etmek.

Surveys : Tetkik. Harita çizme. Bakma. Genel bakış. Ölçme. Anketler. İnceleme. Muayene. Anket.

Canvasses : Keten bezi. Branda. Kaputbezi. Tartışmak. Sipariş toplamak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Tuvale yapılmış tablo. Tuval. Brandayla örtmek. Tente.

Browse : Otlamak. Öylesine bakmak. Göz gezdirmek. Kitap karıştırmak. Otlanmak. (kitap) gözden geçirmek. Yaprak yemek. Karıştırmak.

 

Critiques synonyms : critical review, literary criticism, peer review, review article, strictures, critique, censured, belittlement, dip into, evaluate, examine, notice, carps, attacked, chastise, rave, animadversions, tight, critism, judge, criticized, stricture, tighter, bone up, carped, reviewing, have a look at, book review, canvass, referee, animadversion, animadvert, survey.