Averse türkçesi Averse nedir

Averse ile ilgili cümleler

English: The train traversed a tunnel.
Turkish: Tren bir tünele girdi.

English: Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
Turkish: Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.

Averse ingilizcede ne demek, Averse nerede nasıl kullanılır?

Averse to : -e karşı isteksiz.

Be averse to : -e karşı olmak. Hoşlanmamak.

Risk averse : Riskten kaçınma davranışı gösteren iktisadi karar birimi. Riskten kaçınma. Riskten kaçınan. Finansal açıdan risk almayı sevmeyen. Riske girmek istemeyen. (ekonomi, finans) riski sevmeyen. Daha düşük riskleri tercih eden.

Aversely : İstemeyerek. Ağırdan alarak. İsteksizce. Gönülsüzce. Tereddüt ederek. İstemeye istemeye. Karşıt bir şekilde.

Averseness : Karşı olma durumu. İsteksizlik. Hazzetmeme. Gönülsüzlük. İstemezlik. İstememe. Tereddüt etme.

Untraversed : Geçilememiş. Gezilememiş. Aşılamamış.

Avers : Kanıt göstermek. Öne sürmek. Delil göstermek. Kanıtlamak. İddia etmek. Emin bir şekilde ileri sürmek. Söylemek.

Aversion : Hoşlanmama. Nefret edilen şey. Yıldızı barışmama. Nefret. Tiksinme. Sevmeme. İğrenme. İstikrah. Tiksinmek. İğrenç şey.

 

Traverse : Zikzak çizerek gitmek. İçinden geçmek. Zikzak. Çaprazlama geçmek. Bir uçtan diğerine çizmek. Her iki yöne hareket ettirmek. Katetmek. Bir yandan öbür yana geçirmek. Bir yandan öbür yana geçmek. Bir yandan öbür yana uzanmak.

Traverse curtain : Grek perdesi. Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi.

İngilizce Averse Türkçe anlamı, Averse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Averse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Halfheartedly : Gönülsüzce. İsteksizce. Yarım ağız. Yarım ağızla. İstemeye istemeye. Gayretsiz olarak.

Antithetical : Karşıt olan. Aykırı.

Disaffected : Yabancılaşmış. Soğumuş. Soğutulmuş.

Contradictor : Rakip. Karşı taraf.

Abhorrent : Nefret uyandırıcı. Zit. Karsit. Tiksindirici. İğrenç. Nefret uyandıran.

Stickier : Yapış yapış. Islak. Zorlu. Daha yapışkan. Berbat. Zor. Yapışkan. Yapışkanlı.

Coyest : Çekingen. El bebek gül bebek. Alabama eyaletinde şehir. Utangaç. Mahcup. Cilveli. Nazenin. Nazlı.

Con : Dolandırmak. Kafalamak. Aldatmak. Kandırmak. Dümen kullanmak. İncelemek. Sahtekarlık yapmak. Aleyhte. Yutturmak.

Disgruntled : Şikayetçi. Huysuz. Üzgün. Düş kırıklığına uğramış. Ters huylu. Canı sıkılmış. Kırgın. Canı sıkkın.

Averse synonyms : antipole, ill pleased, antagonist, adverse, conflictive, derogates, before, malcontent, involuntarily, alien, infelicitous, frowning, grumbling, indispose, antipathetic, disinclined, coyer, sticky, antipathetical, loath, contradictory, adversative, derogated, contraposition, grudgingly, derogate, distempered, absonant, adversarial, inappreciative, stickiest, discontented, coy.

 

Averse zıt anlamlı kelimeler, Averse kelime anlamı

Inclined : Yatkın. Yatmış. Eğimli. Yetenekli. Eğilimli. Eli yatkın. Eğik. Yamuk. İstekli. Meyilli.

Averse ingilizce tanımı, definition of Averse

Averse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To turn away. Turned away or backward.