Troll türkçesi Troll nedir

  • Muzip cüce.
  • Olta yemi.
  • Suda oltayı çekerek balık tutmak.
  • Döndürmek.
  • Oltayla balık tutmak.
  • Trol.
  • Oltayı suda sürükleyerek balık tutmak.
  • Yüksek sesle şarkı söylemek.
  • Bağıra bağıra şarkı söylemek.
  • Tekrar.
  • Tepelerde bulunduğu düşünülen iskandinav kökenli efsanevi dev veya cüce.

Troll ile ilgili cümleler

English: Please do not feed the trolls.
Turkish: Lütfen trolleri beslemeyin.

English: Don't feed the trolls.
Turkish: Trolleri beslemeyin.

English: The association between trolls and bridges has a long history which marches on to this day in English pop culture.
Turkish: İngiliz popüler kültüründeki trol-köprü ilişkisinin günümüze kadar ulaşan uzun bir tarihi vardır.

English: Seems like there are too many Turkish trolls on Tatoeba.
Turkish: Tatoeba'da çok fazla Türk trolü var gibi görünüyor.

English: I’m tired of trolls on Tatoeba.
Turkish: Ben Tatoeba'daki trollerden bıktım.

Troll ingilizcede ne demek, Troll nerede nasıl kullanılır?

Trolled : Birkaç sesle şarkı söylemek. Tekrar. Oltayla balık tutmak. Olta yemi. Muzip cüce. Oltayı suda sürükleyerek balık tutmak. Suda oltayı çekerek balık tutmak. Tepelerde bulunduğu düşünülen iskandinav kökenli efsanevi dev veya cüce. Döndürmek. Bağıra bağıra şarkı söylemek.

 

Troller : Suda yem ve ipi çekerek balık avlayan kimse. Oltayla balık avlayan kimse. Bir daire içinde şarkı söyleyen kimse. Yüksek sesle gürültülü şekilde şarkılar söyleyen kimse. Balık avlama oltası.

Trollers : Balık avlama oltası. Bir daire içinde şarkı söyleyen kimse. Suda yem ve ipi çekerek balık avlayan kimse. Oltayla balık avlayan kimse. Yüksek sesle gürültülü şekilde şarkılar söyleyen kimse.

Trolley : Vargel. Tramvay. El arabası. Yemek servis arabası. Alışveriş arabası. Tramvay vagonu. Varagele. Servis masası. Troley. Araba.

Trolley bus : Troleybüs. Raysız tramvay.

Trolley coach : Tramvay vagonu.

Trolley pole : Havai tel direği. Tramvaya elektrik veren kol.

Trolleybus : Elektrikle çalışan büyük otobüs. Tramvay. Tellitaşıt. Üstteki elektrik tellerinden akım alarak devinen kentiçi genbinit. Troleybüs.

Trolleying : Troley. El arabası. Varagele. Tramvaya elektrik veren kol. Çekme arabası. Vargel. Alışveriş arabası. Tramvay. Yük arabası. Araba.

Trolley car : Tramvay. Tramvay arabası. Elektrikli tramvay.

İngilizce Troll Türkçe anlamı, Troll eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Troll ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drags : Suyun dibini taramak. Zahmetli şey. Sürüklemek. Taramak. Engel. Koku (av). Sıkıcı tip. Tarak. Bir nefes.

 

Encores : İstek parça. Bir kere daha. İsteme. Yeniden sahneye çağırmak. Tekrarını istemek. Tekrarlama. Tekrar çağırma (sahneye). Tezahürat yapmak. Bir daha.

All over : Yeniden. Her yer. Baştan. Bitmiş. Tıpkı. Aynen. Her yönden. Her tarafta. Her taraf.

Trawlers : Trolcü. Ağ ile balık tutmak için kullanılan gemi. Tarak ağlı balıkçı teknesi. Balıkçı gemisi. Trollü tekne. Tarak ağlı tekne. Trol teknesi. Tarak ağlı balıkçı gemisi. Trol gemisi.

Bait : Yem. Tuzak. Kışkırtmak. Kandırmak. İstek uyandıran şey. Fabrikasyon, rafinerasyon gibi yöntemlerle işlenip balık avı için kullanıma hazır halde sunulan cansız organik yemler. Cezbetmek. Yem takmak. Eziyet etmek.

Returned : Beyan etmek. Getiri sağlamak. Getirmek (faiz vb). Döndürdü. Tekrarlamak. Geri vermek. Yansıtmak. Geri dönmek. Geri vurmak. Karar vermek (mahk.).

Reverses : Tersine çevirmek. Tersyüz etmek. Geri çevirmek. Tersini çevirmek. Ters yönde dönmek. Bozmak. İptal etmek. Geriye doğru döndürmek.

All overs : Her yerde. Sinirlilik. Kışkırtma. Bitik. Bitmiş. Baştan. Yeniden. Aynen. Ajitasyon.

Birl : (britanya argosu) kumar oynamak. Yuvarlatmak. (britanya argosu) sınırsız bir şekilde para harcamak. Yuvarlanmak.

Duplication : Teksir. Gayrisafi milli hasıla hesaplamalarında aynı mal veya hizmetin hesaplara iki veya daha çok kez geçirilmesi. Asıl eşlemle aynı özelikleri taşıyan yeni bir eşlemi tek işlemde elde etme; başka bir deyişle, bir pozitiften doğrudan doğruya bir pozitif, bir negatiften doğrudan doğruya bir negatif elde etme. eşlem'in karışıtı. (çoğaltımın bu çeşidinde en yalın işlem basımdır. negatif-pozitif işlemdeyse, bir ana pozitiften bir çoğaltım negatifi elde etme anlamına gelir. bu çoğaltım negatifi de bir ana negatiften sağlanmıştır. bu durumda, çoğaltımın ikinci anlamı, asıl kuşağın özelliklerini taşıyan yeni bir kuşağı iki işlemde elde etmektir). Duplikasyon. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İkileme. Bir maddenin ya da yapının iki katı. bir kromozomun bir segmentinin, iki katına çıkmasıyla oluşan bir kromozom anomalisi. Herhangi bir işin iki kez yapılması, örn. bir verinin iki kez toplanması. bir veri ya da başka bir nesnenin bir benzerinin elde edilmesi, örn. bir delikli kartın ikilenmesi. Suret.

Troll synonyms : mythical monster, mythical creature, drag, returning, trawls, from the first, flip over, trawl, trawl nets, deflects, roll, bis, trolled, revolve, reverse, trawling, revolved, iterances, baited, trawler, iteration, revolves, angle, trawl net, rotate, deflecting, anew, de novo, biss, afresh, reversed, deflect, duplications.

Troll zıt anlamlı kelimeler, Troll kelime anlamı

Criticize : Ayıplamak. Kritik etmek. Eleştiri yöneltmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kritiğini yapmak. Eleştirmek. Eleştiri getirmek. Kusur bulmak. Yermek. Tenkit etmek.

Troll ingilizce tanımı, definition of Troll

Troll kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To roll. As, to troll in a coach and six. A supernatural being, often represented as of diminutive size, but sometimes as a giant, and fabled to inhabit caves, hills, and like places. To run about. To move circularly or volubly. A witch. Routine. To turn. To move around. Repetition. The act of moving round. To roll.