Tekrar nedir, Tekrar ne demek

Tekrar; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Tekrar" ile ilgili cümleler

  • "Sonra masaya oturarak mikroskopla bir müddet çalışır, tekrar notlara bakar." - N. Hikmet
  • "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur." - A. Haşim

Yerel Türkçe anlamı:

Tekrar, bir daha, bk. tekrel

Tekrar tanımı, anlamı:

Tekrar etmek : Bir iş, olay vb. yeniden ortaya çıkmak, tekrarlanmak. yeni baştan söylemek veya yapmak.

Tekrar tekrar : Üst üste, ardı ardına.

Tekraren : Tekrar tekrar, tekrarlanarak, defalarca.

Tekrarlama : Tekrarlamak işi.

Tekrarlamak : Bir işi bir kez daha yapmak, yinelemek, tekrar etmek.

Tekrarlanma : Tekrarlanma işi, yinelenme, tekerrür.

Tekrarlanmak : Tekrar edilmek, yinelenmek.

Tekrarlatma : Tekrarlatmak işi, yineletme.

Tekrarlatmak : Tekrar ettirmek, yeni baştan yaptırmak, yineletmek.

Tekrarlı : Üst üste veya tekrar tekrar yapılan, yinelemeli, tekrar edilen, mükerrer.

Tekrarlı bağlaç : Hem ... hem, ne ... ne, gerek ... gerek gibi en az iki kelimeden oluşan ve seçenekli durumlarda kullanılan bağlaç türü.

Papağan gibi tekrarlamak : Peş peşe, art arda söylemek.

 

Aynı : Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Benzer.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Hareket : Devinim. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Çıkış : Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Çıktı. Çıkış belgesi. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıkma işi. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Mezuniyet, okul bitirme. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta.

Konuşma : Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans. Konuşmak işi.

 

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. İlke, yönetici sav.

Bir : Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Bir kez. Sayıların ilki. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.

Daha : Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak. Henüz. Bunun dışında.

Yine : Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık. Buna rağmen, bununla birlikte.

Yeniden : Gene, yine, bir daha, tekrar.

Gene : Yine.

Tekrar canlanma : Kimi organizmalarda meydana gelen belirgin ölü veya durdurulmuş canlılık durumundan sonra hayata dönüş, anabiyozis.

Tekrar dizilimleri : Bir nükleotit yapıda yer alan ve birden fazla nükleotitin tekrar edildiği diziler.

Tekrar grubu : Bir nesneyi, bir oluş ve kılışı karşılamak üzere; aynı, yakın ya da zıt anlamlı ve eşit görevli iki kelimenin oluşturduğu kelime grubu: gürül gürül, ışıl ışıl, için için, mışıl mışıl, tatlı tatlı, yavaş yavaş; kuzu muzu, oyun moyun; çalışa çalışa, geze geze; akıllı uslu, aş ekmek, ev bark, doğru dürüst, dayalı döşeli, iş güç, şuradan buradan, yorgun argın; bata çıka, dere tepe, iyi kötü, gidip gelmek, varı yoğu vb. || Tekrar grupları cümlede ad, sıfat ve zarf görevi yüklenirler: || Tatlı tatlı konuşmak yerine insanlar birbirlerini neden kırarlar ki! || Ev bark sahibi olmak, düzenli çalışmayı gerektirir. || Kıra gittiğimizde renk renk çiçekler toplardık. || Çocuklar bahçede akıllı uslu oynuyorlar. Geçen yıl iyi kötü bir şeyler yapabildik. Ayşe’yi soruyorsan deli dolu bir kızdır vb.

Tekrardan : bk. tekrar tekrar.

Tekrarlama derecesi : Hayvanların çeşitli yıllardaki verim değerleri arasındaki ilişki.

Tekrarlama fiilleri : -AlA-, -AklA-, -IklA- gibi eklerle kurulan ve fiildeki oluş ve kılışın tekrarlandığını, sürekliliğini gösteren fiiller: ek-/ek-ele-, eş-/eş-ele- it-/it-ele-, it-/it-ekle, oğ-/oğ-ala- kak-/kak-ala-, serp-/serp-ele-, silk-/silk-ele, uyu-/uyu-kla-, sürü-/sürü-kle-, dit-/did-ikle- vb.

Tekrarlanabilme : Tekrarlanabilmek işi, yinelenebilme.

Tekrarlanabilmek : Tekrarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak, yinelenebilmek.

Tekrarlanan birim : Kromozom üzerinde aynı genin peş peşe tekrarlanmasından oluşan birim.

Tekrarlanan dölleme : Döl verimi yerinde olan erkek hayvanla üç veya daha fazla çiftleştirildiği veya yapay tohumlama yapıldığı durumda gebe kalmayıp tekrar tekrar kızgınlık gösteren dişi.

Tekrar ile ilgili Cümleler

  • Üzgünüm, adınız neydi tekrar?
  • Tekrar aradığın için teşekkürler.
  • Tekrar açıklayabilir misiniz?
  • Tekrar!
  • Neden tekrar Tom'un evine gidiyorsun?
  • Affedersiniz, bunu tekrarlayabilir misiniz?
  • Sadece yemek yemek ve daha sonra tekrar dışarı gitmek için eve erken geldin mi?
  • Önümüzdeki hafta tekrar gel.
  • Tekrar adınız nedir?
  • Bizim için yaptığın her şey için sana tekrar teşekkür etmek isterim.
  • Tekrar ağlamaya başlayacakmış gibi görünüyordu.
  • Eğer bu tekrar olursa mutsuz olurum.
  • Tekrar.
  • Tekrar alışveriş yaptığını anlıyorum.

Diğer dillerde Tekrar anlamı nedir?

İngilizce'de Tekrar ne demek? : adv. again, anew, over again, over, all over

n. repeat, repetition, reiteration, recap, recapitulation, recurrence

pref. re

Fransızca'da Tekrar : répétition [la], retour [le]

Almanca'da Tekrar : n. Nachbestellung, Repetition, Wiederholung

adv. abermals, neuerlich, wieder, wiederum

Rusça'da Tekrar : n. повторение (N), повтор (M)

adj. повторный

adv. снова, вновь, опять, повторно