Gene nedir, Gene ne demek

Gene; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

"Gene" ile ilgili cümle

  • "Gene göğün gözleri bir gün yaşarmayacak / Geri kalan olursa gidenleri sayacak" - F. N. Çamlıbel

Yerel Türkçe anlamı:

Kene.

Gene, yine

Gene (bk. gen, yene)

Yine

Gene anlamı, kısaca tanımı:

Gene de : Öyle olduğu hâlde, rağmen.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Genel af : Kamu yararına uygunluğu anlaşıldığında belli bir veya birkaç suç çeşidi için yapılmış olan kovuşturmaların durdurulması, verilmiş cezaların kaldırılması veya azaltılması.

Genel ağ : Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı, İnternet.

Genel başkan : Bir kurum veya kuruluşun idaresinden bütünüyle sorumlu olan kimse.

Genel başkanlık : Genel başkan olma durumu. Genel başkanın bulunduğu makam. Genel başkanın işi veya mesleği.

Genel bütçe : Yıllık gelir ve gider kalemlerinin hepsini kapsayan bütçe.

 

Genel coğrafya : Yeryüzünün her türlü coğrafya olaylarını ayrı ayrı olarak araştıran, doğuşunu, işleyişini, yayılışını inceleyen coğrafya bilimi.

Genel dil bilimi : Dilin yapısını, gelişme ve değişmesini karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı.

Genel gider : Bir işin yapımı için gerekli olan giderler toplamı.

Genel görünüm : Bir yerin, bir olayın dıştan görünümü, panorama.

Genel görünümlü : Dıştan görünüşlü, panoramik.

Genel görüşme : Toplumla veya devletin faaliyetleriyle ilgili konuların Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda görüşülmesi. Kurum ve kuruluşlarda bir durumu görüşmek ve gerçeği meydana çıkarmak amacıyla yapılmış olan geniş katılımlı toplantı.

Genel grev : Grevin bütün işçi kesimince uygulanması.

Genel kadın : Fuhşu meslek edinmiş kadın.

Genel kurul : Bir kuruluşta üyelerin tamamının katılımıyla yapılmış olan toplantı.

Genel kütüphane : Bütün alanlarda yazılmış ve yayımlanmış kitapları, süreli yayınları ve belgeleri bünyesinde toplayan, herkesin yararlanabildiği kütüphane.

Genel müdür : Bir kurum veya kuruluşta yönetimin en üst düzeydeki sorumlusu.

Genel müdürlük : Genel müdür olma durumu. Genel müdürün yetkisi ve makamı. Genel müdürün bulunduğu bina.

 

Genel ölçek : Fazla ayrıntıya girmeden yapılmış olan ölçüm.

Genel sekreter : Bazı kamu kuruluşlarında, siyasi partilerde veya büyük özel kuruluşlarda yönetim işlerini yürüten görevli, genel yazman, umumi kâtip.

Genel sekreterlik : Genel sekreterin yetkisi ve makamı, genel yazmanlık. Genel sekreter olma durumu.

Genel uygunluk bildirimi : Umum mutabakat beyannamesi.

Genel yazman : Genel sekreter.

Genel yazmanlık : Genel sekreterlik.

Genel yetenek : Bilim, teknik ve sanata ait herhangi bir alanda kişinin bilgi ve becerisini gösteren birikim.

Genel zeka : Zekâ testleriyle ölçülen değişik yetenek ve güçlerin birleşimi. Bireyin belli, özel veya bağımsız yeteneklerinden ayrı olarak karşılaştığı genel durumlara uymada gösterdiği yetenek veya güç.

Geneleme : Bir düşüncenin başka başka sözlerle yeniden anlatılması.

Genelev : Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.

Genelge : Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler.

Genelgeçer : Toplum tarafından kabul edilen, hemen herkesçe benimsenen.

Genelgeçerlik : Genelgeçer olma durumu.

Genelkurmay : Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.

Genelleme : Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Genellemek işi.

Genellemek : Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.

Genelleşmek : Genel duruma gelmek, genel bir durum almak, taammüm etmek.

Genelleştirilme : Genelleştirilmek işi.

Genelleştirilmek : Genelleştirme işi yapılmak.

Genelleştirme : Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.

Genelleştirmek : Genel duruma getirmek.

Genellik : Genel düşüncenin veya kavramın özelliği. Genel olma durumu, yaygınlık, umumiyet, umumilik.

Genellikle : Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğun, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.

Genelmek : Genişlemek.

General : Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen genel ad.

Generallik : General olma durumu. Generalin rütbesi. Generalin görevi.

Genetik : Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili. Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen.

Cami ne kadar büyük olsa imam gene bildiğini okur : Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur.

Cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur : "bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır" anlamında kullanılan bir söz.

Yine : Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık. Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Buna rağmen, bununla birlikte.

Geneba : Yenge.

Genegerçek : Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. Hintyağı tohumu.

Genegereş : Hintyağı çıkarılan baklagillerden bir bitki

Genehet : < Ar. kanâat: kanaat. || geneet || genehet etmek: inanmak; iktisat etmek; yetinmek || genehet getirmek: inanmek || genehetden böyüyh hezine yohdur: elindekiyle yetinmek en büyük zenginliktir

Genekop : Aile: Hasan bizim genekoptandır.

Geneksi : Bahşiş.

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad.

Genel ağ aktarımlı söyleşi : (GAS)

Genel alıcı : A, B, O ve AB kan grubundan kan alabilen AB kan grubuna sahip insanlar.

Genel amaçlı bilgisayar : Birbirinden çok değişik sorunlar üzerinde çalışmak üzere tasarlanmış bir bilgisayar.

Gene ile ilgili Cümleler

  • Karım genellikle gece kahve içmez ve ben de içmem.
  • Gene de yaptım.
  • Gene gelebilir miyim?
  • Gene deneyeyim!
  • Ben genellikle dışarıda yemek yerim.
  • Biz genellikle sadece mesaj atarız.
  • Konser biletleri genellikle oldukça pahalıdır.
  • Gene birisi odama girmiş.
  • Ali genellikle Mary'den çok daha meşguldür.
  • Biz yazın genellikle dışarıda sundurmada yemek yeriz.
  • İkizler genellikle erken doğumludur.
  • Gene de işe yaramadı.
  • Gene geciktin.
  • Gene geç kaldım, değil mi?

Diğer dillerde Gene anlamı nedir?

İngilizce'de Gene ne demek? : n. section of a chromosome which transmits a particular hereditary characteristic

n. male first name (short form of Eugene)

n. gene, section of a chromosome which transmits a particular hereditary characteristic

Fransızca'da Gene : de nouveau, à nouveau, encore, aussi, de même

Almanca'da Gene : wieder, abermals

Rusça'da Gene : n. клещ (M)

adv. опять, снова, вновь, также, все же