General nedir, General ne demek

General; bir askerlik terimidir.

  • Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen genel ad

"General" ile ilgili cümle

  • "Doğrusu ben o zamana kadar bu kadar zarif ve centilmen bir Türk generali görmemiştim." - İ. A. Gövsa

General hakkında bilgiler

General, kara ve hava kuvvetlerinde albaydan sonra gelen ve mareşale kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen unvan. Deniz Kuvvetleri'ndeki dengi "amiral"dir. Hitap ederken yalnızca korgeneral ve orgenerale "General" denilmekle birlikte, tuğgeneral ve tümgeneral rütbeli subaylar, doğrudan bu rütbeleriyle anılırlar.

General ile ilgili Cümleler

  • İki general ertesi gün tekrar buluştular.
  • O, general rütbesine ulaştı.
  • İki bacaklı bir eşek general olabilir ve bir eşek kalabilir.
  • General birlikleri denetledi.
  • General düşman kampına karşı bir saldırı başlatmaya karar verdi.
  • General Erwin Rommel cesur ve akıllıydı.
  • General boğayı boynuzlarından tuttu ordusunu felaketten kurtardı.
  • General emekli olduktan sonra hayatının geri kalanını barış içinde yaşadı.
  • Bir general yüksek rütbeli bir subaydır.
  • "İstediğiniz tüm toprakları alın " dedi Aborjin şefi. "Oh hayır," dedi İngiliz general, "Biz sadece bir ada alacağız" "Ve hangi adayı ?" diye sordu Aborjin şefi. "Sadece Avustralya" diye yanıtladı İngiliz general.
  • General Jackson hiç Hintli yakalayamadı.
  • Amerikalı generaller kolay bir zafer kazanabileceklerine inanıyorlardı.
  • O, 2. Dünya Savaşında bir generaldi.
  • General Franks fahri şövalyelik aldı.
 

General tanımı, anlamı:

Hava : Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Keyif, âlem. Esinti. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik parçalarında tür. Çevreyi kuşatan boşluk. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çekicilik. Gökyüzü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Tarz, üslup.

Kuvvet : Dayanıklı olma durumu. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Bir ülkenin silahlı gücü. Yetke, erk, nüfuz. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Güç. Fiziksel güç, takat. Şiddet, zor, cebir.

Mareşal : Bu rütbede bulunan general, müşir. En yüksek askerî rütbe.

 

Rütbeli : Rütbesi olan.

Subay : Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker.

Korgeneral : Kara ve hava kuvvetlerinde rütbesi tümgeneralle orgeneral arasında olan general, ferik.

Orgeneral : Asıl görevi ordu komutanlığı olan rütbesi en yüksek general.

Tuğgeneral : Kara ve hava kuvvetlerinde, rütbesi albay ile tümgeneral arasında bulunan general, liva, mirliva.

Tümgeneral : Kara ve hava kuvvetlerinde, rütbesi tuğgeneralle korgeneral arasında bulunan general, ferik.

Generallik : General olma durumu. Generalin rütbesi. Generalin görevi.

Albaylık : Albayın görevi. Albayın rütbesi. Albay olma durumu, miralaylık.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Albay : Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

Unvan : San.

Deniz : Aydaki düzlükler. Geniş alan. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Çokluk, yoğunluk. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.

Hitap : Sözü birine veya birilerine yöneltme, seslenme.

Eder : Fiyat, paha, değer.

Generalize : Genellenmiş, yaygın, yaygınlaşmış.

Generalize transdüksiyon : Bakteri hücresi içinde faj olgunlaşırken, parçalanan konakçı DNA'sından bir segment ayrı yerde üretilen faj kapsiti içine girmesi sonucu fajın enfekte ettiği başka bir hücreye aktarılması.

Diğer dillerde General anlamı nedir?

İngilizce'de General ne demek? : n. high ranking military officer

adj. inclusive, of all things

n. general, high ranking military officer

Fransızca'da General : officier général, général [le]

Almanca'da General : n. Feldherr

Rusça'da General : n. генерал (M)