Albay nedir, Albay ne demek

Albay; bir askerlik terimidir.

"Albay" ile ilgili cümleler

  • "Sonra o çatma örtülü minderin üstüne oturmuş, albayın İstanbul hakkındaki suallerine kısa kısa cevap vermişti." - H. E. Adıvar

Albay hakkında bilgiler

Albay, birçok ülkenin kara ve hava kuvvetlerinde asıl görevi alay komutanlığı olan ve Yarbayla Tuğgeneral arasındaki askerî rütbe. NATO kodu OF-5'tir.

Alay komutanlarına Osmanlı ordusu'nun klasik döneminde Alaybeyi, 19. ve 20. yüzyıllarda ise Miralay denirdi. Ancak günümüzde TSK tarafından kullanılan Albay rütbesinden farklı olarak, Osmanlı ordusunda (ve 1934'e kadar Cumhuriyet dönemi Türk ordusunda) Miralay rütbesine sahip komutanlar, geleneksel olarak birden fazla alayın (veya modern tanımı ile tugayın) komutası ile görevlendirilirken, her bir müstakil alayın komutası daha ziyade Kaymakam rütbesindeki komutanlara veriliyordu.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kıta görevlerini alay komutanı ya da daha büyük askeri birliklerde (tugay, tümen, kolordu veya ordu) kurmay başkanı, şube müdürü olarak yaparlar. Genelkurmay ya da kuvvet komutanlıkları bünyesinde de şube müdürlüğü veya daire başkanlığı gibi görevleri de deruhte edebilirler.

 

Normal şartlarda görev süreleri 6 yıldır. Albay rütbesindeki subayların terfi durumları, genel olarak görevlerinin 5. yılında Yüksek Askeri Şura'da görüşülür. Terfiye layık görülen albaylar tuğgeneral/tuğamiral rütbesine yükseltilirler.

Albay ile ilgili Cümleler

  • İki yıl önce albay rütbesine yükseltildi.
  • Ben bir albayım.
  • O, iki yıl önce albaylığa terfi ettirildi.
  • O, albay rütbesine sahiptir.

Albay kısaca anlamı, tanımı:

Rütbe : Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki. Mertebe, derece, paye.

Yarbay : Kaymakam. Orduda rütbesi binbaşı ile albay arasında olan subay.

Tuğgeneral : Kara ve hava kuvvetlerinde, rütbesi albay ile tümgeneral arasında bulunan general, liva, mirliva.

Asıl : Kök, köken, kaynak. Gerçek, esas. Soy, nesep. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Gerçeklik. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.

Alay : Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu. Hayvan topluluğu. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej.

 

Komutan : Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey.

Miralay : Albay.

Albaylık : Albayın rütbesi. Albayın görevi. Albay olma durumu, miralaylık.

Üstsubay : Binbaşı, yarbay ve albay rütbesindeki subaylara verilen genel ad.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çekicilik. Keyif, âlem. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Esinti. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Tarz, üslup. Gökyüzü. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Müzik parçalarında tür.

Kuvvet : Şiddet, zor, cebir. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Yetke, erk, nüfuz. Fiziksel güç, takat. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu.

Asker : Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Er. Askerlik görevi veya ödevi. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

Nato : "Söz dinlemez, söz anlamaz, taş gibi kafa" anlamlarındaki nato kafa, nato mermer deyiminde geçen bir söz.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Diğer dillerde Albay anlamı nedir?

İngilizce'de Albay ne demek? : [Albay] n. colonel, commissioned military officer

Fransızca'da Albay : colonel [le]

Almanca'da Albay : n. Oberst, Stabsoffizier

Rusça'da Albay : n. полковник (M)