Eder nedir, Eder ne demek
"Eder" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu kitabın ederi ne kadar?"
Hukuki terim anlamı:
fîât.
Bilimsel terim anlamı:
Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri.
Paranın mal birimini kapsayan eder.
İngilizce'de Eder ne demek? Eder ingilizcesi nedir?:
price, cost
Eder tanımı, anlamı:
Ağa borç eder uşak harç : "ağa para sıkıntısı içinde olup borç etse de uşak, bunu anlamaz ve bol harcamayı sürdürür" anlamında kullanılan bir söz.
Ağanın gözü öküzü semiz eder : "ana babalar çocuklarına, mal sahipleri de mallarına iyi bakarlarsa iyi sonuçlar alınır" anlamında kullanılan bir söz.
Bir karıyla bir koca dırdır eder her gece : "sıkıntı veya yalnızlık yüzünden iki dost bile birbiriyle dalaşır, anlamsız konuşur" anlamında kullanılan bir söz.
Çift edersen bağlanırsın bağ edersen eğlenirsin : "bakımını iyi yaparsan bağın iyi olur, bağla uğraşmak bir eğlencedir" anlamında kullanılan bir söz.
Çok söyleme arsız edersin aç bırakma hırsız edersin : "bir kişiye bir uyarıyı sürekli olarak yapmak ve bir kişiyi istediğinden yoksun bırakmak daima kötü sonuç verir" anlamında kullanılan bir söz.
Cömert derler maldan ederler yiğit derler candan ederler : "başkalarının pohpohlamalarına kananlar mallarından ve canlarından olurlar" anlamında kullanılan bir söz.
Evlenenle ev alana allah yardım eder : "evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir" anlamında kullanılan bir söz.
İki kere iki dört eder : "gerçekliğinden şüphe edilmeyecek kadar açık" anlamında kullanılan bir söz.
İyi evlat babayı vezir kötü evlat rezil eder : "babaya ün kazandıran da el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de çocuklarının tutumlarıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Kaç para eder : "değeri nedir?" anlamında kullanılan bir söz.
Korkak bezirgan ne kar eder ne zarar : "iş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korur ancak kazanç da sağlayamaz" anlamında kullanılan bir söz.
Kötü komşu insanı hacet sahibi eder : "kötü komşu kendisinden emanet olarak istenen şeyi vermez, emanet isteyen de gidip o şeyden satın alır" anlamında kullanılan bir söz.
Kurcalama sivilceyi çıban edersin : "küçük bir sorunu çok kurcalar, çok deşerseniz başınıza büyük dert açarsınız" anlamında kullanılan bir söz.
Misk yerini belli eder : "değerli kişi nerede olsa varlığını gösterir" anlamında kullanılan bir söz.
Teessüf ederim : Yazıklar olsun!.
Fiyat : Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki. Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı.
Paha : Değer, fiyat, eder.
Değer : Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.
Eder artırımı : Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.
Eder artışı : Ederlerin yükselişinde tümüyle aşırılık olması.
Eder biçme : Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme.
Eder çizelgesi : Bir işletme ya da tecimevinin malları ederleri ve bunlara ilişkin bazı açıklamaları kapsamak üzere bastırarak alıcılarına dağıttıkları çizelge.
Eder değişim çizelgesi : Belirli özdek ve nesnenin çeşitli zamanlardaki üretim, tüketim ve birikim değerlerini orantılı sayılarla göstermek üzere düzenlenen çizelge.
Eder denetçisi : Satak ederlerini izlemek ve denetlemek üzere yasasına göre kurulmuş olan örgütlerin bu amaçla görevlendirdiği kişi.
Eder dizgesi : Satakda tüketicilere en uygun ve yararlı olabilecek ederin bulunarak uygulanması.
Eder düzeyi : Eder değişimi çizelgesinde belirli bir anda görülen değer.
Eder indirimi : Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. Aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.
Eder indirimi yöntemi : Dışa satışların çoğaltılması amacıyla durum ve nitelikleri elverişli, mallarda eder indirimi yapılması yöntemi.
Eder ile ilgili Cümleler
- Ben iğne olmak yerine, ilaç almayı tercih ederim.
- Bazı kreoller resmi bir statü elde ederler, örn.Malezya'daki gibi.
- Bana bu iyiliği yaptığın için teşekkür ederim.
- Çokbilmişlerden herkes nefret eder.
- Ali oldukça iyi dans eder.
- Ali kendini şanslı kabul eder.
- İyimserler bile kolay olmayacağını kabul ederler.
Diğer dillerde Eder anlamı nedir?
İngilizce'de Eder ne demek? : [Eder] n. price
v. do, make, get, add up to, cost, have, pay, practice, practise, render, send, subject, take, tender
Fransızca'da Eder : prix [le]
Almanca'da Eder : Preis, Wert
Rusça'da Eder : n. цена (F)


Bu kısımda Eder nedir? Eder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eder tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eder hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.