Genelge nedir, Genelge ne demek

  • Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler

"Genelge" ile ilgili cümle

  • "İki gün sonra yönetici bir genelge yayımladı." - Ç. Altan

Bilimsel terim anlamı:

Çeşitli kişilere aynı konuda gönderilen yazılım, genelge.

Tecimcilerin belirli özellikleri tanıtmak, bildirmek amacıyla gönderdikleri genelgeler.

İngilizce'de Genelge ne demek? Genelge ingilizcesi nedir?:

circular

Genelge kısaca anlamı, tanımı:

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Genelgeçer : Toplum tarafından kabul edilen, hemen herkesçe benimsenen.

Genelgeçerlik : Genelgeçer olma durumu.

Yönetmelik : Bu kuralların yazılı olduğu belge, talimatname. Bir kuruluşun çalışma yöntemini belirleyen kuralların tümü. Yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak amacıyla hazırlanan, düzenleyici kuralların yazılı olduğu resmî belge.

Uygulanma : Uygulanmak işi.

Göstermek : Kanıtla inandırmak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Görünmek, benzemek. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Belirtmek, anlatmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Öğretmek, açıklamak. Etmek. Sert bir biçimde karşılık vermek.

 

Aydınlatmak : Bir sorun üzerine bilgi vermek. Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak.

Dikkat : Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Çekmek : Germek. Örtmek, giymek. Tartıda ağırlığı olmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Hoşa gitmek, sarmak. Yol, ay sürmek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Boya, badana vb. sürmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. İçine almak, emmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Herhangi bir engel kurmak. Döşemek. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Taşıma gücü olmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Çizgi durumunda uzatmak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Atmak, vurmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Asmak. Daralıp kısalmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Yollamak. Yürütmek, sürmek. İçki içmek. Herhangi bir anlama almak. Kaçan ilmeği örmek. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Bir amaçla ortadan kaldırmak.

 

Gönderi : Yolcu etme, uğurlama. Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb.

Diğer dillerde Genelge anlamı nedir?

İngilizce'de Genelge ne demek? : n. circular, circular letter, notice

Fransızca'da Genelge : lettre circulaire, circulaire [la], communication [la]

Almanca'da Genelge : n. Bekanntmachung, Dekret, Erlass, Runderlass, Rundschreiben, Umlauf

adj. zirkular

Rusça'da Genelge : n. циркуляр (M)

adj. циркулярный