Aydınlatmak nedir, Aydınlatmak ne demek
"Aydınlatmak" ile ilgili cümle
- "Işık yüzüne tam tepeden düşüyor ve onu iyice aydınlatıyordu." - T. Buğra
Aydınlatmak anlamı, tanımı:
Aydınlatma : Sahnelerin ışıklandırılması işi. Aydınlatmak işi, ışıklandırma.
Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.
Getirmek : Gelmesini sağlamak. Sağlamak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. İleri sürmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Bir makama atamak veya seçmek. İletmek, bildirmek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
Işıklandırma : Aydınlatma.
Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.
Bilgi : Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
Vermek : Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Satmak. Doğurmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Tespit etmek. Yaymak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Dayamak. Ondan bilmek, atfetmek. Ayırmak, harcamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Bırakmak veya bağışlamak. Herhangi bir duruma yol açmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Sahip olmasını sağlamak. Kazandırmak, katmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Ödemek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Cinsel yönden kendisini kullandırmak.
Bir : Ancak, yalnız. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Sayıların ilki. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.
Üzerine : -den dolayı. Hakkında. Üstüne. -den sonra. -den daha üstün.
Diğer dillerde Aydınlatmak anlamı nedir?
İngilizce'de Aydınlatmak ne demek? : v. illuminate, explain; light up, brighten, set light to, lighten, clear, clear up, solve, charge, civilize, clue, elicit, elucidate, enlighten, enucleate, flash, flash on, illume, illumine, irradiate, light, post, rake up, unravel, dissolve
Fransızca'da Aydınlatmak : éclairer, tirer au clair, illuminer, débrouiller, élucider, défricher, éclaircir
Almanca'da Aydınlatmak : v. aufhellen, aufklären, auflichten, beleuchten, bespiegeln, erhellen, erklären, erleuchten, illuminieren, lichten, verklären, verständigen
Rusça'da Aydınlatmak : v. озарять, освещать, просветлять, просвещать, озарить, осветить, просветить, просветить


Bu kısımda Aydınlatmak nedir? Aydınlatmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aydınlatmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aydınlatmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.