Notice türkçesi Notice nedir

  • Eleştiri.
  • Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • İhtar.
  • Dikkat.
  • İhbarname.
  • Haber.
  • Farketmek.
  • Süre (tanınan).
  • Genelge.
  • İlan.
  • Duyuru.
  • Bildirim.
  • Farkına varmak.
  • Bilgi.
  • Mühlet.
  • Bildiri.
  • Farketme.
  • İhbar.
  • Önemsemek.
  • İkaz.
  • Bildirme.
  • -e dikkat etmek.
  • Eleştirmek (kitap).
  • Uyarı.
  • Çakmak.
  • İstenilen bir şeyi çevreye yaymak, her tarafa iletmek amacıyla yapılan duyuru.

Notice ile ilgili cümleler

English: Ali didn't even seem to notice Mary.
Turkish: Ali bile Mary'yi fark edecek gibi görünmüyordu.

English: Ali didn't notice any change.
Turkish: Ali herhangi bir değişiklik fark etmedi.

English: Ali couldn't help but notice all the beautiful woman on the beach.
Turkish: Ali sahildeki bütün güzel kadınları fark etmekten kendini alamadı.

English: Ali didn't notice anything out of the ordinary.
Turkish: Ali olağan dışı bir şey fark etmedi.

English: Ali didn't even notice me.
Turkish: Ali bile beni farketmedi.

Notice ingilizcede ne demek, Notice nerede nasıl kullanılır?

Notice board : Pano. İlan panosu. İlan tahtası. Duyuru tahtası. Duyuru panosu.

Notice deposit : İhbarlı mevduat.

Notice of acceptance : Kabul bildirisi. Kabul bildirimi.

Notice of arrival : Varış bildirgesi.

Notice of mark : Marka duyurusu. Kütüğe yazılan markanın, resmi yapım iyeliği gazetesi ile duyurulması.

 

Take notice of : Önem vermek. İle ilgilenmek. -e aldırmak. Umursamak. Farkına varmak. Dikkate almak.

Have notice of : Haberi olmak. Haberdar olmak.

Give notice of motion : Yasa teklifi sunmak. Önerge vermek.

Give notice of appeal : Temyize gitmek. Temyiz başvurusu yapmak.

Advance notice : Önceden bildirilen duyuru. Önceden bildirme.

İngilizce Notice Türkçe anlamı, Notice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Notice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Injunction : Mahkeme emri. Uyarma. Emir. Kesin emir. Karar. Öğüt. Resmi emir. Men.

Communiques : Tebliğler. Tebliğ.

Become aware of : Haberdar olmak. Farketmiş olmak.

Encyclicals : Tamim. Düzenlenmiş. Papa'nın katolik piskoposlara gönderdiği genelge.

Adverts : Bahsetmek. Dokundurmak. Reklam. İma. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Değinmek. İlan (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek. Reklam (ingiliz ingilizcesi).

Respite : Zaman vermek. Süre. Süre tanımak. Tehir. Soluk aldırmak. İnfazın ertelenmesi. Ertelemek. Erteleme. Ara.

Sense : Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Anlam. His. Duymak. Duyu. Kanı. Zeka. Anlamak. Sezmek. Farkında olmak.

Animadversions : Sitem. Eleştirme. Tenkit. Kınama.

Cotton on : Kavramak. Çakozlamak. Jeton düşmek. Anlamak. Anlamaya başlamak. Bir konuyu kavramak. İdrak etmek.

Bulletins : Haber bülteni. Dergi. Bülten.

Notice synonyms : watch out for, exciter, assertion, adverted, carry, advice note, denouncements, declarations, drives, carries, be aware of, critiques, minding, awakened, infos, advice letter, alert, ban, animadverted, awakenings, caveats, indication, commentaries, become aware, heed, animadverts, impartation, clout, descry, noticing, circulars, descries, affirmations.

 

Notice zıt anlamlı kelimeler, Notice kelime anlamı

Ignore : Arka plana atmak. Aldırmamak. Gözardı etmek. Göz ardı etmek. Görmezlikten gelmek. Önem vermemek. Bilmemezlikten gelmek. Bilmezlikten gelmek. Görmezden gelmek.

Inattention : Gaflet. Dikkat etmeme. Dikkatsizlik. Dikkat eksikliği. İhmal. İnatansiyon. Özen göstermeme. Aymazlık.

Notice ingilizce tanımı, definition of Notice

Notice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To see to mark. To take note of. To heed. The act of noting, remarking, or observing. Cognizance. To pay attention to. To observe. Observation by the senses or intellect. Note.