Genetik nedir, Genetik ne demek

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: kalıtım bilimi]

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

İnsan, hayvan ve bitkilerde soya çekim, evrim ve değişim olaylarını inceleyen biyoloji dalı.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: jenetik]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Kalıtım bilimi, gen bilimi.

Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen,

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî

İngilizce'de Genetik ne demek? Genetik ingilizcesi nedir?:

genetics, genetic

Genetik hakkında bilgiler

Genetik ya da kalıtım bilimi, biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliği inceleyen bir dalı. Türkçeye Almancadan geçen genetik sözcüğü 1831 yılında Yunanca γενετικός - genetikos ("genitif") sözcüğünden türetildi. Bu sözcüğün kökeni ise γένεσις - genesis ("köken") sözcüğüne dayanır.

Canlıların özelliklerinin kalıtsal olduğunun bilinci ile, tarih öncesi çağlardan beri bitki ve hayvanlar ıslah edilmiştir. Bununla birlikte, kalıtımsal aktarım mekanizmalarını anlamaya çalışan modern genetik bilimi ancak 19. yüzyılın ortalarında, Gregor Mendel’in çalışmasıyla başlamıştır. Mendel, kalıtımın fiziksel temelini bilemediyse de, bu özelliklerin ayrık (kesikli) bir tarzda aktarıldığını gözlemlemiştir; günümüzde bu kalıtım birimlerine "gen" adı verilmektedir.

 

Genler DNA'da belli bölgelere karşılık gelir. DNA dört tip nükleotitten oluşan bir zincir moleküldür. Bu zincir üzerinde nükleotitlerin dizisi, organizmaların kalıt aldığı genetik bilgidir (enformasyon). Doğada DNA, iki zincirli bir yapıya sahiptir. DNA'daki her "iplikçik"teki nükleotitler birbirini tamamlar, yani her iplikçik, kendine eş yeni bir iplikçik oluşturmak için bir kalıp olabilme özelliğine sahiptir. Bu, genetik bilginin kopyalanması ve kalıtımı için işleyen fiziksel mekanizmadır.

Nükleotitlerin DNA’daki dizilişi, hücre tarafından aminoasit zincirleri üretmek için kullanılır. Bunlardan protein oluşur. Bir proteindeki amino asitlerin sırası, gendeki nükleotitlerin sırasına karşılık gelir. Aradaki bu ilişkiye genetik kod denir. Aminoasitlerin bir proteindeki dizilişi, proteinin nasıl bir üç boyutlu şekil alacağını belirler. Bu yapının şekli de proteinin fonksiyonundan sorumludur. Hücrelerin yaşamaları ve üremeleri için gerekli hemen hemen tüm fonksiyonları proteinler icra ederler. DNA dizisindeki bir değişim, bir proteinin amino asit dizisini ve dolayısıyla onun şekli ve fonksiyonunu değiştirir: bu, hücrede ve onun bağlı bulunduğu canlıda önemli sonuçlara yol açabilir.

Genetik ile ilgili Cümleler

  • İlk bakışta Totoro çok benzemeyen bir genetik kombinasyonu çalar saat, termos, kedi, tavşan ve penguen gibi.
  • Genetik mühendisliğini insanlar üzerinde kullanmalı mıyız?
  • Genetik yalan söylemez.
  • Karşıtlar genetik mühendisliği bitkilerin çapraz döllenme yapabileceğini ve diğer bitkilere zarar verebileceğini söylüyorlar.
  • Dört yıldır genetik çalışıyorum.
  • Genetik mühendisliği doğayı geliştirir mi?
  • Senin gıdan ya da dilin veya genetik yapın seni daha kadınsı yapar mı?
  • Onun ailesi bir kaç yüzyıl öncesine dayanan genetik hastalıkların bir öyküsüne sahipti.
  • Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
  • Genetik hastalıklar çoğunlukla tedavi edilemez.
  • Genetik mühendisliği sayesinde, mısır kendi böcek ilaçlarını üretir.
 

Genetik anlamı, kısaca tanımı:

Kalıtım : Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Biyoloji : Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı.

Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.

Almanca : Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Kalıtım bilimi : Bitki, hayvan ve insan genlerinin yapısını, görevini ve bir dölden diğerine nasıl aktarıldığını inceleyen bilim, genetik.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Genetik bilgi : Bir DNA (ya da RNA) molekülünde nükleotit bazlarının sıralanışıyla taşınan bilgi. Kromozomal DNA veya RNA’daki nükleotit bazlarının sıralanışıyla taşınan bilgi. Bir DNA veya RNA molekülünde nükleotit bazlarının sıralanışıyla taşınan bilgi.

Genetik etkiler : Nükleer ışınımın, canlı organizmanın gen, kromozom, nükleik asit gibi genetik unsurlarında oluşturduğu biyolojik etkiler.

Genetik harita : Genlerin kromozomlar üzerinde hat şeklindeki dizilişini gösteren harita. Haritadaki ufaklıklar cm (senti Morgan) olarak belirtilir. Genlerin kromozomlar üzerinde hat biçimindeki dizilişini gösteren harita.

Genetik haritalama : Kromozom veya bir genom içindeki genlerin dizilimlerin belirlenmesi.

Genetik ilerleme : Seleksiyonun yapıldığı anaç sürünün ortalamasıyla bunların içinden seçilen ebeveynlerden elde edilen yavru grubunun fenotipik ortalaması arasındaki fark.

Genetik işaret : Aynı kromozom üzerinde birbiriyle ilgili genlerin birbiriyle yakın biçimde yerleşik olması.

Genetik izolasyon : Populasyondaki gen havuzunun özelleşmesi sonucunda tür içi formların gelişmelerinde farklılık olması.

Genetik kirlenme : Kültür ortamlarından kaçan türlerle aynı türün yaban formunun eşleşmesi ve bunun sonucunda yaban hayatına daha az dayanıklı bireylerin meydana gelmesi olayı.

Genetik kod : [Bakınız: genetik kot] mRNA’da aminoasitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi.

Genetik kot : mRNA'da amino asitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. Genetik kod.

Diğer dillerde Genetik anlamı nedir?

İngilizce'de Genetik ne demek? : [Genetik (die) ] n. genetics, science of heredity (Biology)

adj. genetic

n. genetics

Fransızca'da Genetik : génétique

Almanca'da Genetik : adj. genetisch

Rusça'da Genetik : n. генетика (F)

adj. генетический