Genetic türkçesi Genetic nedir
- Soyaçekim.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Bir şeyin aslına ait.
- Genetik.
- Genetik yapı.
- Kalıtımsal.
- Kalıtsal.
- Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen, kalıtım bilimi, gen bilimi.
- Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsi.
- Türeyimsel.
- Genetik analiz.
Genetic ile ilgili cümleler
English: Does genetic engineering improve nature?
Turkish: Genetik mühendisliği doğayı geliştirir mi?
English: Her family had a history of genetic diseases that dated back several centuries.
Turkish: Onun ailesi bir kaç yüzyıl öncesine dayanan genetik hastalıkların bir öyküsüne sahipti.
English: An example of genetic modification is the injection of fish genes into strawberries and tomatoes, a process which prevents these fruits from freezing.
Turkish: Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
English: Should we use genetic engineering on people?
Turkish: Genetik mühendisliğini insanlar üzerinde kullanmalı mıyız?
English: Is it your food or your language or your genetic makeup that makes you more feminine?
Turkish: Senin gıdan ya da dilin veya genetik yapın seni daha kadınsı yapar mı?
Genetic ingilizcede ne demek, Genetic nerede nasıl kullanılır?
Genetic algorithms : Genetik algoritmalar.
Genetic alphabet : Genetik alfabe. Dna'nın temel yapılarını oluşturan dört amino asidin işareti olan dört harf.
Genetic carrier : Gen taşıyıcı.
Genetic code : Genetik-dizgi. Genlerin kromozom içindeki dizilişi. Kalıt dizgi. Kalıtım yasası. Soyaçekim yasası. Mrnada amino asitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. Mrnada aminoasitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. Genetik şifre. Mrna'da amino asitler için gerekli bilgiyi taşıyan kodonlar dizisi. genetik kod. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Genetic constitution : Genetik yapı.
Genetic effects : Nükleer ışınımın, canlı organizmanın gen, kromozom, nükleik asit gibi genetik unsurlarında oluşturduğu biyolojik etkiler. Genetik etkiler.
Genetic endowment : Genetik yapı.
Genetic factor : Genetik faktör.
Genetic disorder : Kalıtsal bozukluk. Eksik veya noksan gen sonucu ortaya çıkan patolojik durum. Kromozomik anomalinin neden olduğu patolojik durum. Kalıtsal hastalık. Genetik olarak geçen bozukluk. Genetik bozukluk. Doğuştan olan bozukluk.
Genetic improvement : Genetik ilerleme. Seleksiyonun yapıldığı anaç sürünün ortalamasıyla bunların içinden seçilen ebeveynlerden elde edilen yavru grubunun fenotipik ortalaması arasındaki fark.
İngilizce Genetic Türkçe anlamı, Genetic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Genetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inheritable : Babadan oğula geçebilir. Miras kalması mümkün olan. Miras kalabilir. Miras olarak kalan.
Atavisms : Atalara çekme. Atavizm. Atacılık. Bir hastalığın intikali. Bir hastalığın ırsi olarak geçmesi.
Familial : Familyal. Kodaktan geçmiş. Ailesel. Bir aileye ilişkin. Aileye ait. Ailevi. Ailenin içerisinde olan veya ailenin karakterstiği. Kodak. Kodağa değişli.
Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.
Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.
Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.
Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.
Transmissible : Devri mümkün. Nakledilebilir. Transmisibl. Devredilebilir. Geçirilebilir. Sirayet edici (hastalık). Bulaşıcı. Geçirilmesi mümkün. Aktarılabilir. İletilebilir.
Hereditable : İntikal edilebilir. İntikali mümkün olan. Miras bırakılabilir. Kanuni mirasçılara geçen.
Genetic synonyms : genetical, genetic makeup, a c syndrom, a crochordon, transmitted, abdominal distention, heredities, abdominal palpation, heritable, genic, inheritances, a clay, hereditary, inheritance, heredity, inborn, a c deformity, genetics, abdomen, hereditament, a band, abaxial, a amplitude mod, atavism, abamectin, genetic endowment, genetic constitution, a dna, genealogical, inherited.
Genetic zıt anlamlı kelimeler, Genetic kelime anlamı
Noninheritable : Miras olarak bırakılamaz. Nesilde nesle geçmeyen. Kalıtımla geçmeyen. Kalıtımsal olmayan. Miras olarak kalamaz. Miras kalması mümkün olmayan. İrsi olmayan.
Genetic ingilizce tanımı, definition of Genetic
Genetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Genetical.

Bu kısımda Genetic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Genetic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Genetic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Genetic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.