Familial türkçesi Familial nedir

  • Aileye ait.
  • Ailevi.
  • Kodak.
  • Bir aileye ilişkin.
  • Ailesel.
  • Familyal.
  • Kodaktan geçmiş.
  • Ailenin içerisinde olan veya ailenin karakterstiği.
  • Kodağa değişli.

Familial ile ilgili cümleler

English: We celebrated Christmas with a familial lunch.
Turkish: Noeli bir aile yemeği ile kutladık.

Familial ingilizcede ne demek, Familial nerede nasıl kullanılır?

Familial allowance : Yardım indirimi. Vergi yükümlüsünün kendine, eşine ve küçük çocuklarına ilişkin yaşam, sayrılık, sakatlık, analık, doğum, öğrenim gibi kişisel güvencelerinin özel paylarının vergiden düşürülmesi.

Familial amyloidosis : Familyal amiloidoz.

Familial corneal dystrophy : Familyal korneal distrofi.

Familial hepatitis : Wilson hastalığı. Ailevi karaciğer yangısı.

Familial nepfropathy in norwegian elkhound : Tubulointerstisyel böbrek hastalığı. Norveç tazılarının ailevi böbrek hastalığı.

Familiar form : Gündelik biçim. İçtenlikli biçim.

Canine familial dermatomyositis : Dermatomiyozitis. Köpeklerin ailevi dermatomiyozitisi.

Familiar : Bilen. Samimi. Yakın dost. Teklifsiz. İçten. Yaygın. Tanıdık. Yakın. Bildik. Arkadaş.

Familiar to : Aşina.

Familial travelling expenses : Görevlinin atanması, işyerinin değiştirilmesi ve işten çıkarılması gibi nedenlerle geçindirmekle yükümlü bulunduğu kişilere yasasına göre verilen yolluk. Aile yolluğu.

 

İngilizce Familial Türkçe anlamı, Familial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Familial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transmissible : Geçirilmesi mümkün. Sirayet edici (hastalık). Transmisibl. Geçirilebilir. Bulaşıcı. Devredilebilir. İletilebilir. Nakledilebilir. Aktarılabilir. Devri mümkün.

Hereditary : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herediter. İntikal eden. Kalıtsal. Ana ve babadan oğul döle geçebilen karakter. verasetle geçen. İrsi. Irsi. Kalıtımsal. Miras yoluyla geçen. Genlerde bilgi olarak bulunan ve ebeveynlerden yavrulara geçen, genetik, herediter, irsi.

Inheritable : Kalıtsal. Miras olarak kalan. Babadan oğula geçebilir. Miras kalması mümkün olan. Miras kalabilir.

House : Barındırmak. Kendi evine almak. Ev. Ev sağlamak. -de bulunmak. Kamara. Yerleştirmek. Barınmak. Meclis.

Family : Aile. Fasile. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Akrabalar. Sülale. Hamile. Çocuklar. Küme. Ev.

Inherited : Miras yoluyla kalmış. Kalıtsal. Miras kalan. Mirasla kalmış. İrsi. Babadan kalma. Miras.

Heritable : Kalıtsal. Miras yoluyla geçebilen. Tevarüs olunabilen. Kalıtım yoluyla kalabilen. Ana ve babadan oğul döle geçebilen karakter. verasetle geçen. Mirasla kalan.

Flesh and blood : Nesil. İnsan. Akrabalar. Soy. İnsanlık. İnsan doğası. İnsanoğlu. Akraba.

Transmitted : İletilen. Bulaşıcı. Aktarılan. İletilmiş.

Genetic : Kalıtımsal. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsi. Türeyimsel. Bir şeyin aslına ait. Kalıtsal. Genetik. Soyaçekim. Genetik yapı. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen, kalıtım bilimi, gen bilimi.

 

Familial synonyms : stirpes, domestic, kindred, domestics.

Familial zıt anlamlı kelimeler, Familial kelime anlamı

Noninheritable : İrsi olmayan. Kalıtımla geçmeyen. Miras kalması mümkün olmayan. Miras olarak bırakılamaz. Miras olarak kalamaz. Kalıtımsal olmayan. Nesilde nesle geçmeyen.