Hereditary türkçesi Hereditary nedir

  • İrsiyet yoluyla geçen.
  • Irsi.
  • Kalıtımsal.
  • Herediter.
  • Ana ve babadan oğul döle geçebilen karakter. verasetle geçen.
  • Kalıtsal.
  • İrsi.
  • Genlerde bilgi olarak bulunan ve ebeveynlerden yavrulara geçen, genetik, herediter, irsi.
  • Mirasla geçen.
  • İntikal eden.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Ana ve babadan oğul döle geçebilen karakter, irsi.
  • Miras olarak kalan.
  • Miras yoluyla geçen.

Hereditary ile ilgili cümleler

English: The disease we are talking about is hereditary.
Turkish: Bahsettiğimiz hastalık kalıtsal.

English: My baby has a hereditary disease.
Turkish: Bebeğimin kalıtsal bir hastalığı var.

English: My son has an hereditary disease.
Turkish: Oğlumun kalıtsal bir hastalığı var.

Hereditary ingilizcede ne demek, Hereditary nerede nasıl kullanılır?

Hereditary cochleosaccular degeneration : Kokleosakuler dejenerasyon. Kalıtsal kokleosakuler dejenerasyon.

Hereditary collagen dyplasia : Kollajenin hatalı üretimi sonucu dokuların kasılma gücünde azalma derinin kolay yırtılması ve esnekliğini kaybetmesiyle belirgin özel hastalık grubu. bu grup içerisinde; yumuşak deri, ehlers-danlos sendromu, hiperelastozis kutis ve kauçuk köpek eniği sendromu yer alır. Kalıtsal kollajen displazisi.

Hereditary defects : Kalıtım yoluyla jenerasyondan jenerasyona geçen hastalıklar ve anormallikler. Kalıtsal kusurlar.

 

Hereditary factor : Gen. Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Kalıtım faktörü.

Hereditary neuropathy : Kalıtsal nöropati. Hipertrofik nöropati.

Nonhereditary : Miras yoluyla intikal etmeyen. Genler aracılığı ile nesilden nesle geçmeyen. Kalıtsal olmayan. İrsi olmayan.

Hereditary thymichypoplasia : Kalıtsal timüs hipoplazisi. Kalıtsal çinko yetersizliği.

Equine hereditary night blindness : Appaloosa ırkı atlarda, retinada bir bozukluk olmaksızın biçimlenen, nedeni tam olarak bilinmeyen kalıtsal özellikte gece görme bozukluğu. gün ışığında görme her zaman olmamakla birlikte normaldir, appaloosa atlarının gece körlüğü. Atlarda kalıtsal gece körlüğü.

Hereditary storage disease : Kalıtsal depo hastalığı. Kalıtsal nedenlerle protein, karbonhidrat veya yağları parçalayan enzimlerin yetersizlikleri sonucu bu maddelerin hücrelerde birikiminden kaynaklanan hastalık grubu.

Hereditary sensory neuropathy : Kalıtsal duyu nöropatisi. Belli köpek ırklarında ayak ve bacaklarda ağrı hissinin daha az hissedilmesi nedeniyle parmakların ve ayak yastıklarının şiddetli yaralanmasıyla belirgin kalıtsal hastalık, akral sakatlık sendromu.

İngilizce Hereditary Türkçe anlamı, Hereditary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hereditary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Congenital : Doğumsal. Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar. Doğuştan, doğuştan var olan. Doğuştan. Anadan doğma. Doğumda var olan, sonradan biçimlenmemiş, konjenital, konjenitalis. kalıtsal, herediter, irsi, genetik. Yaradılıştan olan. Konjenital.

Transmitted : İletilen. Bulaşıcı. Aktarılan. İletilmiş.

Transmissible : Devri mümkün. İletilebilir. Aktarılabilir. Sirayet edici (hastalık). Nakledilebilir. Bulaşıcı. Devredilebilir. Geçirilmesi mümkün. Transmisibl. Geçirilebilir.

Genetic : Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsi. Soyaçekim. Genetik analiz. Bir şeyin aslına ait. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen, kalıtım bilimi, gen bilimi. Genetik. Türeyimsel.

Patrimonial : Babdan kalma. Babadan kalma. Anadan babadan kalma. Baba tarafından geçen (miras vb). Baba tarafından. Patrimonyal. Miras kalmış olan.

Familial : Ailesel. Kodağa değişli. Familyal. Kodak. Aileye ait. Ailenin içerisinde olan veya ailenin karakterstiği. Ailevi. Kodaktan geçmiş. Bir aileye ilişkin.

Genealogical : Soyla ilgili. Soy (ile ilgili). Soya ait.

Ancestral : Atalar ile ilgili. Atadan intikal eden. Atalara ait. Ecdada ait. Atalara ilişkin. Geçmişe ait. Atalardan kalma. Atadan kalma.

Inherited : Miras yoluyla kalmış. Miras. Mirasla kalmış. Babadan kalma. Miras kalan.

Heritable : Mirasla kalan. Tevarüs olunabilen. Kalıtım yoluyla kalabilen. Miras yoluyla geçebilen.

Hereditary synonyms : inheritable, inborn, hereditable, hereditament.

Hereditary zıt anlamlı kelimeler, Hereditary kelime anlamı

Noninheritable : Miras kalması mümkün olmayan. Miras olarak bırakılamaz. Miras olarak kalamaz. Kalıtımla geçmeyen. Kalıtımsal olmayan. Nesilde nesle geçmeyen. İrsi olmayan.

Hereditary ingilizce tanımı, definition of Hereditary

Hereditary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Descended, or capable of descending, from an ancestor to an heir at law. As, an hereditary estate or crown. Received or passing by inheritance, or that must pass by inheritance.