Doğuştan nedir, Doğuştan ne demek

Doğuştan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Yaradılıştan.
  • Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri

"Doğuştan" ile ilgili cümle

  • "Doğuştan hastalıklı çocuklar, kardeşlerinin ve yaşıtlarının aksine, annelerine aittir yalnızca ve hep öyle kalırlar." - E. Şafak

Biyoloji'deki anlamı:

Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar.

Felsefi anlamı:

Olmuş bitmiş biçimiyle doğuşla birlikte var olan bir özellik (ör. bir sakatlık).

Doğuşla var olan, ama bilinçlendirilmeye gereksinmesi olan. bk. doğuştan ideler

Bir varlığın doğasında bulunan, doğduktan sonra kazanılmış, öğrenilmiş şeylerin sonucu olmayan, doğuşla birlikte var olan. //Şunlar doğuştan getirilebilir:

Doğuştan var olan ve geliştirilmesi olanağı bulunan bir yetenek (ör. müzik yeteneği).

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Doğumda var olan, sonradan biçimlenmemiş, konjenital, konjenitalis.

Kalıtsal, herediter, irsî, genetik.

Bilimsel terim anlamı:

Bireyin doğduğu andan beri var olan, bununla birlikte kalıtımla ilişkisi olmayan (özellik).

İngilizce'de Doğuştan ne demek? Doğuştan ingilizcesi nedir?:

congenital, innate

Fransızca'da Doğuştan ne demek?:

inné, ée, congénital

 

Doğuştan anlamı, tanımı:

Doğuş : Doğma işi.

Doğuştancılık : Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

Yaradılış : Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat. Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet, cibilliyet.

Kişi : Erkek. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Beri : Bu uzaklıkta bulunan. Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı. -den bu yana.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bir arada olma durumu, vahdet. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet.

Fıtri : Doğuştan.

Yaradılıştan : Doğumla beraber, yaradılıştan beri, doğuştan, kudretten, fıtraten, hilkaten.

Doğuştan alakrima : Doğuştan gözyaşı salgısının yetersizliği veya yokluğuyla belirgin seyrek olarak küçük cüsseli köpek ırklarında görülen bir bozukluk.

Doğuştan anevrizma : Damarların doğuştan kese biçiminde genişlemesi. Özellikle, ana atardamarda ve arteria pulmonalis’te biçimlenir.

Doğuştan artrogripozis-hidranensefali sendromu : virüs hastalığı.

 

Doğuştan bağışıklık : Genel olarak hastalık etkenlerine karşı fagositler, makrofajlar, nötrofil lökositler tarafından yürütülen korunma mekanizması.

Doğuştan bağışıklık yetersizliği : Bir bireyin genotipi sebebiyle özel antikorlar ya da T hücreleri üretmesi. Doğuştan bağışıklığın yetersiz olması. Kemik iliği ve timüsten gelişen lenfositlerin yokluğunda veya bu hücrelerdeki bozukluklarda ortaya çıkar.

Doğuştan eklem sertliği : Eklemlerin doğuştan bükülememesiyle belirgin yapılış bozukluğu.

Doğuştan enfeksiyon : Doğum sırasında veya doğum öncesi görülen veya yavruya geçen enfeksiyon, konjenital enfeksiyon.

Doğuştan gelen yetenek : Kültür ve eğitim etkilerinin dışında bireyin doğuştan elde ettiği yetenek.

Doğuştan hidrosefalus : Doğuştan bir yapılış bozukluğu olarak kafatası boşluklarında beyin-omurilik sıvısının birikmesi. Sıvı karıncıklarda, subaraknoidal boşlukta veya her ikisinde bulunabilir. Köpek yavruları, buzağı ve taylarda yaygın olarak görülür.

Doğuştan hiperostozis : Ön bacak kemiklerinde kemik zarının kalınlaşması ve çok sayıda osteoblast tabakasının oluşumuyla belirgin, ender görülen, otozomal çekinik karakterli kalıtsal bozukluk, domuz eniklerinin hiperostozisi, kalıtsal doğuştan hiperostozis.

Doğuştan ile ilgili Cümleler

  • Doğuştan sanatçı.
  • Ali doğuştan sporcu.
  • Ali doğuştan atlet.
  • Ali bir doğuştan öğremen.
  • Doğuştan oldukça uysal bir adam.
  • Eskiden cinsiyetin doğuştan kazanıldığını savunanlardandım, ama artık ikili cinsiyet sistemine çok karşıyım.
  • Ali doğuştan liderdir.
  • Ali doğuştan kör değildi.
  • O doğuştan cömert bir kişidir.
  • Doğuştan Londralı.

Diğer dillerde Doğuştan anlamı nedir?

İngilizce'de Doğuştan ne demek? : adj. innate, congenital, trueborn, inborn, inbred, native, natural

adv. congenitally, naturally, inherently

Fransızca'da Doğuştan : congénital/e, de naissance, infus/e, inné/e, natif/ive, né/e

Almanca'da Doğuştan : adj. eingeboren, genuin, kongenital, nativ

Rusça'da Doğuştan : adj. врожденный, прирожденный