Kodak nedir, Kodak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük çivi.

Eşek yavrusu, sıpa.

Yavru katır.

[Bakınız: kota].

Ayı yavrusu.

Dul kadının ikinci kocasının yanına götürdüğü çocuk.

Evlilik dışı dünyaya gelen çocuk.

Bir buçuk okkalık tahıl ölçeği.

Oniki, onbeş yaşları arasında çiftçi yamağı erkek çocuk.

Birinin arkasından giden, birini izleyen kişi.

Sığınak, ev.

Çuval gibi örülmüş, küçük tahıl ya da azık torbası.

Erkeklik bezi, haya.

Manda yavrusu, malak.

Annesinin yanından ayrılmayan çocuk.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: koduk].

Kodak hakkında bilgiler

Kodak, 1888 yılında George Eastman tarafından, ilk elde taşınabilen fotoğraf makinasının yapılmasıyla meydana çıkmış ABD firması. Dijital fotoğraf makinesi, fotoğraf filmi, yazıcı ve bunların sarf malzemeleri gibi ürünler üretir. 2011 yılında iflasın eşiğine gelen firma patentlerini satışa çıkardı ancak bu da şirketi kurtarmaya yetmedi. Şirket 19 Ocak 2012'de New York'ta iflas başvurusunda bulundu.

Kodak anlamı, tanımı

Koda : Taneli ve tanesiz mısır koçanı. Kadının kocasının akrabası. Boyunduruğu arabaya bağlayan kayışın kaymaması için boyunduruğa geçirilen ağaç çivi. Erkek ve kadın dansçıların çeşitlemelerinden sonra ikili dansın sonu. Araba okunun boyunduruğa bağlanmasını sağlayan kayışın dolandırıldığı boyunduruğun üzerindeki ağaç çivi. (Şavşat Artvin)

 

Kodak atmak : Oyunda yenmek.

Kodak büyük 8 : Büyük 8 mm'lik filmin piyasaya ilk kez çıkarılan çeşidi (1965).

Kodaklamak : Eşek yavrulamak.

Koğcu kodak : Dedikoducu, söz getirip götüren, arkadan çekiştiren.

Fotoğraf makinesi : Fotoğraf çekerken görüntüyü duyarlıklı yüzey üzerinde tespit etmeye yarayan cihaz.

Evlilik dışı : Yasal olmayan, yasaya uygun olmayan, gayrimeşru.

Dul kadın : Kocasını ölüm yoluyla yitiren, bundan dolayı toplumun bu durumda koymuş olduğu kuralları, kaçınmaları uygulamak zorunda olan kadın.

Kurtarma : Kurtarmak işi.

Fotoğraf : Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Görüntü.

Erkeklik : Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik. Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü.

Evlilik : Evli olma durumu.

Erkekli : Erkeği olan.

Başvuru : Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

Okkalık : Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan.

Sığınak : Yağmur, güneş veya çeşitli tehlikelerden korunmak için sığınılacak yer, melce. Kötülüklerden koruyan, sığınılan kimse veya şey. Özellikle hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer.

Dijital : Sayısal. Verileri bir ekran üzerinde elektronik olarak gösteren. Verilerin bir ekran üzerinde elektronik olarak gösterilmesi.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Diğer dillerde Kodacolor anlamı nedir?

İngilizce'de Kodacolor ne demek ? : kodacobr