Genel zeka nedir, Genel zeka ne demek

Genel zeka; bir eğitim bilimi terimidir.

  • Bireyin belli, özel veya bağımsız yeteneklerinden ayrı olarak karşılaştığı genel durumlara uymada gösterdiği yetenek veya güç
  • Zekâ testleriyle ölçülen değişik yetenek ve güçlerin birleşimi.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Zeki testleriyle ölçülen değişik yetenek ve güçlerin bireşimine verilen ad.

Bireyin belli, özel ya da aşağı yukarı bağımsız yeteneklerinden ayrı olarak, karşılaştığı genel durumlara uymada gösterdiği yetenek ya da güç.

İngilizce'de Genel zeka ne demek? Genel zeka ingilizcesi nedir?:

general intelligence

Genel zeka tanımı, anlamı:

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Birey : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri.

 

Bağımsız : Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse. Müstakil. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Bağımsız milletvekili.

Yetenek : Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Test : Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama. Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama.

Ölçülen : Bir ölçme işlemine imkân sağlayan fiziksel büyüklük.

Değişik : Yedek iç çamaşırı, giyecek. Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı.