Avers türkçesi Avers nedir

  • Kanıtlamak.
  • Delil göstermek.
  • Öne sürmek.
  • Emin bir şekilde ileri sürmek.
  • Kanıt göstermek.
  • İddia etmek.
  • Söylemek.

Avers ile ilgili cümleler

English: Beavers can cut down trees with their teeth.
Turkish: Kunduzlar ağaçları dişleri ile kesebilir.

English: Beavers are hard-working animals.
Turkish: Kunduzlar çalışkan hayvanlardır.

English: I developed an aversion toward seafood.
Turkish: Deniz ürünlerine karşı bir isteksizlik geliştirdim.

English: The train traversed a tunnel.
Turkish: Tren bir tünele girdi.

English: I developed an aversion toward the word "awesome".
Turkish: "Awesome" kelimesine karşı bir isteksizlik geliştirdim.

Avers ingilizcede ne demek, Avers nerede nasıl kullanılır?

Averse : Hoşnutsuz. Karşı olan. İçtinap. Gönülsüz. Karşı. Aksi görüşte olan. Zıt. Karşıt. Hazzetmez. İsteksiz.

Averse to : -e karşı isteksiz.

Aversely : Gönülsüzce. Tereddüt ederek. İsteksizce. Karşıt bir şekilde. Ağırdan alarak. İstemeyerek. İstemeye istemeye.

Averseness : İstemezlik. Hazzetmeme. İsteksizlik. Karşı olma durumu. Gönülsüzlük. Tereddüt etme. İstememe.

Aversion : İsteksizlik. Sevmeme. Hoşnutsuzluk. Hoşlanmama. Yıldızı barışmama. Hiç hoşlanmama. Nefret. Sevimsiz tip. İstikrah. İğrenç şey.

Aversion to : -e karşı isteksizlik.

 

Aversions : Sevmeme. İsteksizlik. İğrenç şey. Nefret. İğrenme. Yıldızı barışmama. İstikrah. Hoşnutsuzluk. Tiksinmek. Hiç hoşlanmama.

Additional screen savers : Ek ekran koruyucuları.

Aversiveness : Tiksindiricilik. Tiksindirici olma durumu. Caydırıcılık. Caydırıcı olma durumu. İticilik. Vazgeçiricilik.

Be averse to : Hoşlanmamak. -e karşı olmak.

İngilizce Avers Türkçe anlamı, Avers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreclose : Bir hakkı kaldırmak. Zamanından önce yapmak. Önlemek. Menetmek. Parayı ödemediği için ipotekli malı sahibinin elinden almak. Engel olmak. Yasal bir hakkı kaldırmak. Rehni paraya çevirme. Engellemek. Reddetmek.

Attest : Bildirmek. İspat etmek. Doğrulamak. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Delalet etmek. Açıklamak. Yemin ettirmek. Onaylamak. Tasdiklemek.

Enounce : Beyan etmek. İfade etmek. Resmen ilan etmek. Açıkça belirtmek. Bildirmek.

Air : Açılmak. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam. Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı. Tavır. Tenek. Yayına girmek. Arya. Esinti. Kurutmak. Yayın.

Affirm : Olumlamak. Bildirmek. Doğrulamak. İleri sürmek. Tekrarlamak. Beyan etmek. Söz vermek. Tekrar söylemek.

Demonstrates : Göstererek tanıtmak. İspat etmek. Gösteri düzenlemek. Açıklamak. İspatlamak. Açıklayarak tanıtmak. Göstermek. Gösteri yapmak. Örnekle açıklamak.

 

Forbid : Olanak vermemek. Memnu kılmak. Menetmek. Engel olmak. Men etmek. Haram etmek. Yasaklamak. Yasak etmek.

Assert : Üzerine basarak belirtmek. Demek. Sözlerle savunmak. Savlamak. Belirtmek. Teyit etmek. Bildirmek. Hakkını savunmak. Açıklamak.

Ward off : Önlemek. Defetmek (kötü bir şeyi). Önlemek (tehlike). Savuşturmak. Etkisiz hale getirmek. Korunmak (darbeden). Engellemek (darbeyi). Uzaklaştırmak. Etkisini azaltmak (darbenin). Savmak.

Avers synonyms : forefend, aver, affirms, forestall, instantiates, articulate, demonstrate, asserting, attesting, instantiate, enounces, forfend, adduces, argued, prevent, enounced, apprize, hold forth, enouncing, averred, head off, affirming, attest to, obviate, asserted, advance, argues, fend off, allege, alledge, attests, adduced, adduce.

Avers zıt anlamlı kelimeler, Avers kelime anlamı

Inclined : Yatmış. Meyilli. Yamuk. İstekli. Mütemayil. Eğilimli. Eli yatkın. Eğik. Yatkın. Eğimli.

Disclaim : Yalanlamak. İnkar etmek. Onaylamamak. Kabul etmemek. Vazgeçmek. Tekzip etmek. Feragat etmek. İddiadan vazgeçmek. Yoksamak. Tanımamak.