Enounce türkçesi Enounce nedir
Enounce ile ilgili cümleler
English: As a practitioner of craniosacral therapy, Ali is often denounced as a charlatan.
Turkish: Ali bir bedensel denge terapisi uygulayıcısı olarak, sık sık şarlatanlıkla suçlandı.
English: Federalist leaders denounced Jefferson's policy.
Turkish: Federalist liderler Jefferson'ın politikasını kınadı.
English: He renounced smoking and drinking.
Turkish: O, sigara ve içki içmekten vazgeçti.
English: I can't believe he renounced his U.S. citizenship.
Turkish: Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.
English: Ali publicly denounced the war.
Turkish: Ali herkesin önünde savaşı kınadı.
Enounce ingilizcede ne demek, Enounce nerede nasıl kullanılır?
Enounced : Beyan edilmiş. Söylenmiş. İfade etmek. Açıkça belirtmek. Öne sürmek. Resmen ilan edilmiş. Telaffuz edilmiş. Bildirilmiş.
Enounces : Resmen ilan etmek. İfade etmek. Söylemek. Açıkça belirtmek. Öne sürmek. Bildirmek. Beyan etmek.
Denounce : Ele vermek. Kötü yönlerini açığa vurmak. Şiddetle aleyhinde bulunmak. Aleyhinde olmak. Geçersizliğini duyurmak. Kehanette bulunmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Kınamak. Alenen suçlamak. Suçlamak.
Denounce strongly : Ağır bir şekilde karşı gelmek. Ağır bir şekilde eleştirmek. Şiddetle telin etmek. Şiddetle ayıplamak.
Denounced : İlan etmek. Ele vermek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Kınamak. İhbar etmek. Şiddetle aleyhinde bulunmak. Suçlamak. Geçersizliğini duyurmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. İfşa etmek.
Denouncement : Suçlama. İhbar etme. Jurnalcılık. İptal duyurusu. Eleştiri. İfşa. İptal. Fesih. Kehanet. Kınama.
Denouncements : Eleştiri. İhbar etme. Kınama. Jurnalcılık. Suçlama. Fesih. İptal duyurusu. Kehanet. İhbar. İfşa.
Renounced : Vazgeçmek. Terketmek. Feragat etmek (bir haktan). Başka renk kağıt oynamak. Terk etmek. Bırakmak. Reddetmek. Vazgeçmek (bir imtiyazdan). Feragat etmek. Tanımamak.
Denouncers : İhbarcı. Jurnalcı. İhbar eden. Muhbir.
Denounces : Kötü yönlerini açığa vurmak. Suçlamak. İhbar etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). İfşa etmek. Şiddetle aleyhinde bulunmak. İlan etmek. Kehanette bulunmak. Aleyhinde olmak. Kınamak.
İngilizce Enounce Türkçe anlamı, Enounce eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enounce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acquaints : Bilgi vermek. Tanıtmak. Haberdar etmek. Vakıf olmak. Tanışmak. Haber vermek. Bilmek.
Twang : Tıngırdatmak. Genizden konuşma. Tıngırtı. Genizden konuşmak. Genizden çıkmak. Genzinden söylemek. Genizden çıkan ses. Tıngırdamak. Genizden ses çıkarmak. Çalmak (telli çalgı).
Come up with : Ulaşmak. Önermek. Düşünme. Bulmak (fikir vb). Öndürmek. Yetişmek. Ortaya atmak. İleri sürmek. Çözüm yolu bulmak. Bulmak (çare vb).
Apprized : Haber vermek. Fiyat saptamak. Haberdar etmek. Değer biçmek. Değerini yükseltmek. Bilgi vermek. Değer vermek. (eski kullanım) tahmin etmek.
Apprising : Bilgi vermek. Haber vermek. Haberdar etmek.
Round : Etrafını dolaşmak. Etrafında dönmek. Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması. Konusunda. Çevresinde. Dolaşmak. Dönmek. Toplamak. Yakınında. Doldurmak.
Allege : Mazeret olarak göstermek. Bahane etmek. İtham etmek. İddia etmek. Kanıt olarak göstermek. İleri sürmek. (kanıt olmadan) iddia etmek.
Sound out : Bir konuda bir kimsenin fikrini sormak. Tanıdık olmayan bir kelimeyi her harfin sesini yavaşça çıkararak onları bir kelime olarak birleştirmek (öğrenmeyi yeni öğrenen çocuklar için). Ağzını aramak.
Trill : Titrek sesle şakımak. Titreyerek konuşmak. Titrek sesle söylemek. Sesini titretmek. Şakımak. Terane. Sesi titremek. Ses titremesi. Sesi titretmek. Tril.
Specifies : Nitelendirmek. Belirtmek. Belirlemek. Özgülleştirmek. Maddeler halinde sıralamak. Ayrıntıları ile belirtmek. Spesifize etmek.
Enounce synonyms : vowelise, subvocalise, subvocalize, palatalise, devoice, apprised, misspeak, pronounce, pin down, air, lilt, specifying, connotate, nasalise, acquainting, avowing, attesting, connoting, declare formally, amounted, connotes, syllabise, connoted, voice, asserting, amounting, announce for, click, apprize, stress, announces, advance, apprise.
Enounce zıt anlamlı kelimeler, Enounce kelime anlamı
Voice : Ses. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. İfade etmek. Dile getirmek. Söylemek. Ses çıkarmak. Ötümlüleştirmek. Anlatmak. Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Sözcü.
Enounce antonyms : devoice.
Enounce ingilizce tanımı, definition of Enounce
Enounce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To announce. To declare. To state, as a proposition or argument.

Bu kısımda Enounce kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enounce ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enounce anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enounce ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.