Denounced türkçesi Denounced nedir

  • Geçersizliğini duyurmak.
  • Kehanette bulunmak.
  • Şiddetle aleyhinde bulunmak.
  • İfşa etmek.
  • İlan etmek.
  • Kötü yönlerini açığa vurmak.
  • Aleyhinde olmak.
  • İhbar etmek.
  • Ele vermek.
  • Kınamak.
  • (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek.
  • Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın).
  • Suçlamak.

Denounced ile ilgili cümleler

English: They threatened and denounced each other.
Turkish: Birbirlerini tehdit ettiler ve ele verdiler.

English: As a practitioner of craniosacral therapy, Ali is often denounced as a charlatan.
Turkish: Ali bir bedensel denge terapisi uygulayıcısı olarak, sık sık şarlatanlıkla suçlandı.

English: Federalist leaders denounced Jefferson's policy.
Turkish: Federalist liderler Jefferson'ın politikasını kınadı.

English: Ali publicly denounced the war.
Turkish: Ali herkesin önünde savaşı kınadı.

English: Many people denounced President Wilson.
Turkish: Birçok kişi Başkan Wilson'u kınadı.

Denounced ingilizcede ne demek, Denounced nerede nasıl kullanılır?

Denounce strongly : Ağır bir şekilde eleştirmek. Ağır bir şekilde karşı gelmek. Şiddetle telin etmek. Şiddetle ayıplamak.

Denounce : (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Kınamak. Kehanette bulunmak. Aleyhinde olmak. Alenen suçlamak. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). İlan etmek. Kötü yönlerini açığa vurmak. Ele vermek. İfşa etmek.

 

Denouncement : İptal duyurusu. Suçlama. Sona erme. Kehanet. Jurnalcılık. Eleştiri. İhbar etme. İptal. İhbar. İfşa.

Denouncements : Kınama. İhbar. İhbar etme. Fesih. Eleştiri. Suçlama. Kehanet. İfşa. İptal duyurusu. Jurnalcılık.

Denouncer : İhbar eden. Muhbir. İhbarcı. Jurnalcı.

Denouncers : Jurnalcı. Muhbir. İhbar eden. İhbarcı.

Denounces : İhbar etmek. Kötü yönlerini açığa vurmak. İlan etmek. İfşa etmek. Geçersizliğini duyurmak. Kınamak. Suçlamak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Ele vermek.

Denoument : Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Çözüm.

Denouements : Çözüm. Son. Akıbet. Sonuç. Netice.

Denouncing : Kötü yönlerini açığa vurmak. İhbar etmek. Ele vermek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Şiddetle aleyhinde bulunmak. Kehanette bulunmak. Geçersizliğini duyurmak. İfşa etmek. Aleyhinde olmak. Kınamak.

İngilizce Denounced Türkçe anlamı, Denounced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denounced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arraign : Kusur bulmak. Mahkemeye çağırmak (sanığı). Mahkemeye vermek.

Impugned : Şüphe etmek. Karşı olmak. Dil uzatmak. Kuşkulanmak. Yalancı çıkarmak. Yalanlamak.

Pick apart : Olumsuz eleştirilerde bulunmak. Çekiştirmek. Hata bulmak. Paramparça etmek. İnsafsızca eleştirmek. Yanlış bulmak. Çürütmek (savı).

Augurs : Alamet olmak. Önceden bildirmek. İşareti olmak.

Anathematize : Aforoz etmek. Kiliseden aforoz etmek. Lanetlemek. Afaroz etmek. Yasaklamak.

 

Rail : Parmaklık. Demiryolu. Azarlamak. Yoldemiri. Hırlamak. Tırabzan. Parmaklıkla çevirmek. Korkuluk. Sutavuğu.

Reveal : Vahiy etmek. Su yüzüne çıkarmak. Vahiyle haber vermek. Meydana çıkarmak. Belli etmek. Göstermek. İlham vermek. Pervaz. Esin vermek.

Arraigns : Mahkemeye çağırmak (sanığı). Kusur bulmak. Mahkemeye vermek.

Disclosed : Açmak. Açığa vurmak. Ortaya çıkarmak. Göstermek.

Denounced synonyms : denounces, finger, divulge, advertise, impugn, assail, stigmatize, blames, advertises, assailing, discloses, be opposed to, betray, bring an accusation against somebody, inform, nark, accuse, reveals, informs, denouncing, arraigning, divulges, disclosing, mark, anathematized, bill, complain, criticise, complained, annunciated, anathematizes, censures, advertizes.

Denounced zıt anlamlı kelimeler, Denounced kelime anlamı

Praise : Hamdetmek. Şükretmek. Methiye. Övme. Övgü. Methetmek. Şükran. (allah'a) hamdetmek. Övgüyle söz etmek. Gururunu okşamak.

Take office : Göreve başlamak. Görev almak. Resmi olarak göreve başlamak. Göreve gelmek.