Disclosed türkçesi Disclosed nedir

Disclosed ile ilgili cümleler

English: He disclosed my secret.
Turkish: O, sırrımı açığa çıkardı.

English: The Recruit scandal is a corruption scandal concerning public officials and politicians who accepted as bribes undisclosed shares from the RecruitCoscom company. The shares had been rising steadily.
Turkish: Acemi asker skandalı kamu görevlilerini ve rüşvet olarak RecruitCoscom'dan gizli payları alan politikacıları ilgilendiren bir rüşvet skandalıdır. Hisseler sürekli yükseliyordu.

English: His secret will be disclosed soon.
Turkish: Onun sırrı yakında ortaya çıkarılacak.

English: You ought not to have disclosed the secret.
Turkish: Sırrı açıklamamalıydın.

Disclosed ingilizcede ne demek, Disclosed nerede nasıl kullanılır?

Disclosed his secret : Sırrını açıkladı. Sırrını ortaya döktü.

Undisclosed : Gizli. İfşa edilmemiş. Açığa vurulmamış.

Undisclosed agency : Açığa vurulmamış ajans. Üçüncü tarafın gönderenin kimliğinden veya bir teslimatın gerçekleştiğinden habersiz olduğu durum. Gizli ajans.

Disclose a secret : Bir sırrı açıklama. Bir sırrı ortaya dökmek. Bir sırrı ifşa etmek. Sır açıklamak.

Duty to disclose : Bildirme görevi.

 

Disclose : Göstermek. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Açmak. Tebliğ etmek. Söylemek. Bildirmek. Açıklamak. İfşa etmek. Açığa çıkarmak.

Discloses : Göstermek. Ortaya çıkarmak. Açığa vurmak. Keşfetmek. İfşa etmek. Açığa çıkarmak. Sır vermek. Açmak. Açıklamak. Meydana çıkarmak.

Disclosable : Ortaya dökülebilir. Meydana çıkarılabilir. İfşa edilebilir. Açıklanabilir.

Disclosures : Ortaya çıkarma. İfşa. Patent hakkı bildirimi. Açığa çıkan şey. Açığa vurma. Açma. İfşaat.

Disclosure : Açığa çıkan şey. Söyleme. Açma. Açıklama. Patent hakkı bildirimi. İfşaat. Ortaya çıkarma. İzhar. İfşa. Açığa çıkarma.

İngilizce Disclosed Türkçe anlamı, Disclosed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disclosed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connote : Anlamına gelmek. İfade etmek. Demeye gelmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demek istemek. Akla getirmek. Delalet etmek.

Detect : Belirlemek. Hissetmek. Meydana çıkarmak. Saptamak. Bulmak. Algılamak. Farketmek. Keşfetmek. Sezmek.

Cave : Kovuk. Yıkılmak. İn. Pes etmek. Siyasi partiden kopma. Siyasi partiden kopan grup. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu. Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları.

Blab : Ağzından kaçırmak. Geveze. Boşboğazlık etmek. Çenesi düşük. Boşboğaz. Gevezelik etmek. Sır vermek. İspiyonlamak. Boşboğazlılık.

Call forth : Sarfetmek. Yol açmak. Meydan vermek. Gün ışığına çıkarmak. Çıkarmak. Kullanmak. Neden olmak.

 

Acuminate : Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Sivri uçlu. Sivrileştirmek. Akuminat. Ucu sivri. Sivrileşen.

Broached : Delmek. İleri sürmek.

Demonstrate : İspat etmek. Açıklayarak tanıtmak. İspatlamak. Açımlamak. Gösteri düzenlemek. Gösteri yapmak. Kanıtlamak. Örnekle açıklamak. Göstererek tanıtmak.

Chart : Haritasını çizmek. Planını çizmek. Plan yapmak. Çizelge. Haritaya almak. Çizelge ile göstermek. Harita. Haritasını yapmak. Grafik.

Betoken : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Disclosed synonyms : bring into the open, broaching, divulging, denounces, divulged, reveals, bring to light, betokening, blabs, divulge, compare to, betrays, attest to, broaches, deduces, break open, brought out, acumination, bared, come clean, deduce, denounce, come to light, disclosing, bares, connoting, revealed, deduced, break, disclose, bear witness to, betokened, denounced.

Disclosed zıt anlamlı kelimeler, Disclosed kelime anlamı

Veiled : Örtük. Örtülmüş. Peçe takmış. Saklı. İmalı. Örterek saklanmış. Üstü kapalı. Örtülü. Yaşmaklı. Kısık.

Disclosed ingilizce tanımı, definition of Disclosed

Disclosed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Represented with wings expanded. Applied to doves and other birds not of prey.