Cave türkçesi Cave nedir

  • Oyulmak.
  • İn.
  • Açmak.
  • Yıkılmak.
  • Tünel oymak.
  • Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu.
  • Siyasi partiden kopan grup.
  • Siyasi partiden kopma.
  • Kazmak.
  • Mağara.
  • Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları.
  • Pes etmek.
  • Kovuk.
  • Çökmek.
  • Batmak.
  • Oymak.

Cave ile ilgili cümleler

English: The Altamira cave is famous for its magnificent Paleolithic paintings.
Turkish: Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.

English: I didn't go into the cave with Tom.
Turkish: Tom'la mağaraya gitmedim.

English: Ali didn't want to live in the cave anymore, but he had no choice.
Turkish: Ali artık mağarada yaşamak istemiyordu fakat seçimi yoktu.

English: "Soon it will get colder," said Mother Bat. "We will fly south where it is warmer and stay there all winter. This is what it means to migrate. We will travel to a cave where we will meet other bats. This is a wonderful time for us."
Turkish: "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."

 

English: Ali was trapped in the cave for three days.
Turkish: Ali üç gündür mağarada tuzağa düşürüldü.

Cave ingilizcede ne demek, Cave nerede nasıl kullanılır?

Cave bear : Mağara ayısı.

Cave canem : Köpekten sakın!. Köpekten sakın.

Cave dweller : Mağara adamı.

Cave dwellers : Mağaralarda yaşayanlar. Mağara adamı.

Cave dwelling : Kireçtaşı, kumtaşı, püskürük, tüf, lös gibi kayaçlar içinde doğal olarak açılmış ya da insan eliyle düzenlenip hazırlanmış bir tür yerleşim yeri. Yeraltı yerleşmesi.

Cave paintings : Mağaraların tavanlarına, duvarlarına yapılan, konu olarak insanı, hayvanı, avı ve savaşı alan, genellikle dinsel ve büyüsel amaca yönelik ilkel resimler. Mağara resimleri. Kaya resmi. Mağara resmi.

Cave of makhpelah : Makhpelah mağarası. Hebron'da (israil) israilli başpapazlar ve rahiplerinin gömülü oldukları bir mağara.

Cave of the winds : Aslen new york'taki niagara şelalesi'nin niagara bölgesi eyalet parkı'ndaki bridal veil şelalesi'nin arkasında bulunan bir mağara (kaya düşmeleri ve erozyon tehlikesi nedeniyle 1955 yılında dinamitle imha edildi). Colorado'da (abd) bulunan bir mağaralar serisi. Rüzgarlar mağarası.

Cave of the patriarchs : Cave of machpelah (makhpelah mağarası). Başpapazlar mağarası. Hebron'da (israil) israilli başpapazlar ve rahiplerinin gömülü oldukları bir mağara.

Machpela cave massacre : Hebron'daki machpela mağarası'nda meydana gelen müslüman hacıların yahudi bir fanatik tarafından topluca katledilmesi. Machpela mağarası katliamı.

İngilizce Cave Türkçe anlamı, Cave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cavitates : Kavitasyon oluşmak.

Cavity : Kavite. Diş çukuru. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. İçi boş oyuk. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boşluk. Delik. Çürük. Kavitas.

Crack : Sinirsel çöküntü yaşamak. Çözmek (şifreyi). Çatlatmak. Çatırdatmak. Kırmak. Patlamak. Yarılmak. Çatlak. Çıtlatmak.

Crashes : Gürlemek. Hızla iflas etmek (işyeri). Sabahlamak. Çarpışmak. Gürültü etmek. Gürültüyle düşmek. Parçalanmak. İflas bayrağını çekmek. Davetsiz olarak gitmek. Düşmek.

Geological formation : Jeolojik oluşum. Jeolojik formasyon.

Disinter : Açığa çıkarmak. Eşelemek. Mezardan çıkarmak. Mezarından çıkartmak. Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Topraktan çıkarmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Eşmek.

Floor : Düzlük. Taban. Yeri kaplamak. Zemin. Köklemek. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şoke etmek. Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey. Yer. Afallatmak.

Hole : Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad. Kodes. Kapanmak. Delik. Delmek. Suyutan. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Hücre. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır.

Grots : Adi şerefsiz. Porno dergisi. Şerefsiz. Ciğeri beş para etmez. Adi. Grotto. Büyük mağara. Porno dergi.

Hollowing : Çukur. Boşluk. Çukur açmak. Dere. İçi boş. Oyuk. Ağaç kovuğu.

Cave synonyms : hollow out, core out, carve, crumbles, come down, hollows, holes, lair, grottos, cry uncle, character, give up the struggle, bring up in conversation, grot, wall, cavitate, drop down, sap, cracks, stalagmite, be in carey street, association, give up, cavities, roll over, break open, charactered, belly up, collapse, cower, delved, caved, cavern.

Cave ingilizce tanımı, definition of Cave

Cave kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A den. A coalition or group of seceders from a political party, as from the Liberal party in England in [Bakınız: Adullam], Cave of, in the Dictionary of Noted Names in Fiction. To make hollow. A cavern. To scoop out. To dwell in a cave. A hollow place in the earth, either natural or artificial. A subterraneous cavity.