Grots türkçesi Grots nedir

Grots ingilizcede ne demek, Grots nerede nasıl kullanılır?

Grot : Ciğeri beş para etmez. Mağara. Porno dergi. Adi. Aşağılık herif. Pislik. Grotto. Büyük mağara. Porno dergisi. Şerefsiz.

Grotesque : Grotesk figür. Saçma. Gülünç. Güldürecek kadar acayip. Tiyatro da karikatürleştirme işleminin özü olan grotesk, seyirciyi yabancılaştırarak tuhaf ve şaşırtıcı biçimlerle karşıt görüntüleri birleştirerek güldürmeye yönelen, ussal dizgeye karşı çıkarak, ussal bir sonucu getiren, temelde ciddi, ama görünüşte gülünç ve abartılı olan biçim. Anlamsız. Komik. Grotesk. Kaba.

Grotesquely : Çirkin bir şekilde. Acayip bir şekilde. Çarpıtılmış bir biçimde. Tuhaf bir biçimde. Garip bir şekilde. Gülünç bir halde.

Grotesqueness : Acayiplik. Tuhaflık. Gariplik.

Grotesquery : Komik ve anlamsız benzetme. Çarpıtma.

Agrotechnology : Çiftçilik teknolojisi. Verimli üretim için gereken yöntemler veya makinalar. Tarım teknolojisi.

Grottoes : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Mağara. Yapay süslü mağara.

Grotesques : Gülünç. Grotesk. Grotesk figür. Çok garip. Kaba. Garip. Acayip. Garip şekil. Güldürecek kadar acayip. Anlamsız.

 

Aegrotat : Hastalık nedeniyle derslere katılmayan öğrenciye verilen ünvan. Öğrenci hastalık izni belgesi. Bir öğrenciyi sınavdan bir süreliğine muaf tutmak için verilen hastalık izni belgesi. Öğrenci hastalık sağlık raporu.

Hygrotaxie : Nemgöçümü.

İngilizce Grots Türkçe anlamı, Grots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coarse grained : Kaba. Bayağı. Kaba damarlı (ağaç). Terbiyesiz. İri taneli. Yontulmamış. İri daneli. Kaba taneli.

Cocksucker : Sakso çeken kimse. Oral çeken kimse. (halk ağzı, halk argosu) sik yalayıcı. Sakso yapan kimse. Saksocu. Edepsiz kimse. Adi veya ahlaksız kimse. Erkek cinsel organını yalayan kimse.

Asshole : Kıç deliği. Anüs. Puşt. Göt deliği. İt herif. İbne. Dangalak. Büzük. Salak.

Couch : Divan. Yatmak. Ayrık otu. Bildirmek. Nakışlamak. Çömelmek. İfade etmek. Kanape. Kataraktı tedavi etmek. Pusuya yatmak.

Dobber : Geri zekalı. Mankafa. Batağan. İhbarcı. Balıkçı oltası şamandırası. Balıkçı oltası şamandrası. Küçük bir dalgıçkuşu türü (zooloji). Kondom. Penis.

Overall : Genelde. Ayrıntılı. Gömlek. Sonuçta. Genel. Etraflı. Tam. Tüm. İş önlüğü. Önlük.

Grottoes : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Yapay süslü mağara.

Campiest : Yapmacık.

Lairing : Sığınak. Vahşi hayvan ini. Ağıl. Yatacak yer. Yuva. Rüküş. Haydut yatağı. Gizli barınak. Yatak.

Grots synonyms : grot, blighter, cad, dinginess, mother fucker, banal, wanker, dirtiness, earths, fat, arsehole, campier, chintzier, atrocious, dickhead, dishonored, chintziest, caves, porcine, grottos, saddo, abject, campy, contaminations, a bad egg, crap, ponce, den, cockhead, crapping, hole, disrespectable, git.

 

Grots zıt anlamlı kelimeler, Grots kelime anlamı

Net : Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Katıksız. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Arıtımlı. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Katkısız. Tül. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır.

Thin : Seyrekleşmek. Güçsüz. Seyreltmek (bitkileri). Cıvık. Cılız. Sulu. Zayıf. Sudan. Seyrek. Hafif.