Cavity türkçesi Cavity nedir

  • Kovuk.
  • Çürük.
  • Çukur.
  • Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kavite.
  • Boşluk.
  • Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum.
  • Kavitas.
  • İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar.
  • Delik.
  • İçi boş oyuk.
  • Oyuk.
  • Diş çukuru.

Cavity ile ilgili cümleler

English: I think I have a cavity.
Turkish: Ben bir çürüğüm olduğunu düşünüyorum.

Cavity ingilizcede ne demek, Cavity nerede nasıl kullanılır?

Cavity block : Sandviç duvar bloğu.

Cavity frequency meter : Boşluk frekans ölçeri. Boşluk frekansmetresi.

Cavity impedance : Boşluk empedansı.

Cavity magnetron : Oyuklu magnetron.

Cavity mode : Boşluk modu.

Buccal cavity : Ağız boşluğu.

Control cavity : Bağlantı yuvası. Genellikle gitar gövdesinin arka alt tarafında açılan, ayarlı direnç ve anahtar gibi elektronik aksamı barındıran oyuk. Kontrol cebi.

Coaxial cavity : Koaksiyel boşluk. Koaksiyal boşluk.

Chest cavity : Göğüs boşluğu.

Bridge cavity : Hareketli köprüye sahip gitarlarda köprünün yerleştirilmesine ve arka tarafta köprü ile ilgili çeşitli konum ve sertlik ayarlarının yapılmasına olanak sağlamak amacıyla gövde içerisine açılan delik. Köprü yuvası.

 

İngilizce Cavity Türkçe anlamı, Cavity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cavity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tympanum : Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar. Bir çeşit büyüf tef. Orta kulak. Kulak davulu. Timpanum. Ortakulak. Pencere alnı. Kulak zarı. Alın (kapı vb.).

Blastocele : Bir blastula içinde bulunan ve sıvı ile dolu olan boşluk (gelişmemiş embriyo aşaması). Blastula dönemindeki embriyonun ortasında oluşan içi gıda maddelerinden zengin bir sıvıyla dolu boşluk. Blastosel.

Orbital cavity : Gözyuvası.

Area : Yüzölçümü. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Area. Bodrum girişi. Arazi. Saha. Yöre. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yersel alan. Bölge.

Blankest : İfadesiz. Silmek. Şaşırmış. Açık. Sövmek. Çıkarmak. Yazısız. Feshetmek. Görüntüsüz (televizyon terimi).

Eyeholes : Gözevi. Göz. Göz çukuru. Gözyuvası.

Black out : Geçici olarak bilincini kaybetmek. Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Elektrik kesilmek. Hafızanın bilinç onayını bastırmak. Sahneyi tümüyle karartmak. sahnede hiçbir ışığın olmadığı durum. Karartmak. Bilincini kaybetmek. Bilgi saklamak. Tam karanlık.

Celom : Memeli embriyosunda vücut boşluğu. Solom. Selom. Bir embriyonun vücut boşluğu (zooloji). Embriyo'nun gelişimi sırasında oluşan vücut boşluğu. Sölom.

 

Sinus : Koyunların kasık bölgesindeki deri çukurluğu. Sinus petrozus dorsalis. Sinus infraorbitalis. Süt sarnıcı. Alın kemiğinin iki laminası arasında bulunan boşluk. Sinus interdigitalis. Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sinüs.

Decay : Çürütmek. Çürüme. Sağlığını yitirmek. Gitar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ses kesildikten sonra, oluşan yankının yavaş yavaş kaybolması. Bozulma. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması. Eksilmek. Bozmak. Kokuşma.

Cavity synonyms : borrow pit, fire pit, pulp cavity, intracranial cavity, axillary fossa, anatomical structure, tar pit, peritoneal cavity, pericardial space, pericardial cavity, cranial orbit, bodily cavity, sawpit, barbecue pit, amniotic cavity, trou de loup, omental bursa, cranial cavity, uterine cavity, celoma, renal pelvis, cleavage cavity, bodily structure, segmentation cavity, lesser peritoneal cavity, greater peritoneal sac, axillary cavity, thoracic cavity, canaling, nasal cavity, vacuole, sandpit, blowout.

Cavity ingilizce tanımı, definition of Cavity

Cavity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hollowness.