Çürük nedir, Çürük ne demek
Çürük; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Çürümüş olan.
- Sakat

- Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke.
- İş göremez, hastalıklı.
- Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan.
- Sağlam ve dayanıklı olmayan.
"Çürük" ile ilgili cümle
- "Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde." - A. İlhan
- "Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu." - Ö. Seyfettin
- "Çürük dava. Çürük iddia."
- "Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası." - H. Taner
Hukuki terim anlamı:
batıl. ~ işlem: batıl muamele.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çürük gösteren, çürümüş.
Diş veya kemikteki çürümeyle ilgili; çürümeye ait olan.
İngilizce'de Çürük ne demek? Çürük ingilizcesi nedir?:
carious
Çürük hakkında bilgiler
Diş çürüğü, bakterilerin dişin sert yapısını oluşturan diş minesi, dentin ve sement tabakalarına hasar verdiği bir hastalıktır. Bu dokularda bakterilerin çalışması sonucu zamanla dişlerde kaviteler (oyulmuş boşluklar) meydana gelmektedir. İki grup bakterinin bunların meydana gelmesinden sorumlu olduğu düşünülmektedir: Streptococcus mutans ve Lactobacillus.
Diş minesi ve dentini esas olarak hidroksiapatit tuzlarından meydana gelir. Bu kalsiyum tuzu, asitlerin uzun süreli temasına karşı dayanıklı değildir ve dekalsifiye olur yani çözünür.
Mine organik ve inorganik bölümlerden oluşur.
İnorganik bölüm (%95-98)+ Organik Bölüm (%1-2)+ S u = Kimyasal yapı
Çürük ile ilgili Cümleler
- Tom'un kolunda bir çürük vardı.
- Sepette bir sürü çürük elma vardı.
- Üç gündür, bayat bir sandviç, çürük bir elma ve biraz bozuk yoğurt dışında hiçbir şey yemedim.
- Tom'un yüzü kötü bir biçimde çürük.
- Bu elmaların bir kısmı çürük.
- Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.
- Yüzündeki bu çürükleri nasıl aldın?
- Sona kalan çürük yumurta.
Çürük kısaca anlamı, tanımı:
Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
Çürük çıkmak : Birinin sağlam olmadığı anlaşılmak. sağlık durumunun elverişsiz olması yüzünden askerlik ödevinden bağışlanmak.
Çürük tahta çivi tutmaz : "aslında yaramaz olan veya sonradan o duruma getirilen şeyi, ne kadar uğraşsanız da işe yarar duruma getiremezsiniz" anlamında kullanılan bir söz.
Çürük tahtaya basmak : Tedbirsizlik edip sonu tehlikeli olabilecek bir işe girişmek.
Çürüğe çıkarmak : Bir nesneyi işe yaramayacak durumda olmasından dolayı kullanmayı bırakmak.
Çürük boya : Doğal olmayan ve basit kimyasal yollarla elde edilen boya.
Çürük çarık : Sağlam olmayan, işe yaramaz.
Çürük elma : Karaktersiz, yalancı, sahtekâr kimse. Çürümüş elma. Bozuk, kalitesiz iş.
Çürük gaz : Otomobil vb. taşıt araçlarının egzozundan çıkan yanmış gaz.
Çürük iş : Bozuk, kötü, işe yaramaz özellikleri olan durum veya iş.
Çürük para : Ayarı düşük on akçe, sağ para karşıtı.
Çürük raporu : Kişinin askerlik görevine elverişli olmadığını gösteren, askerî hastanelerce verilen rapor.
Çürük sakız : Çok kullanılan söz veya düşünce. Tadı bozulmuş, çiğnenmez duruma gelmiş sakız.
İpi çürük : Güvenilmez (kimse).
Kırmızı çürük : Zararlı mantarların etkisi sonucu çam türü ağaçlardaki göbek odunun kırmızı kahverengi olması.
Vişneçürüğü : Çürük vişne rengi. Bu renkte olan.
Çürükçül : Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.
Çürüklü : Çürüğü olan.
Çürüklük : İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer. Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum.
Çürüksüz : Çürüğü olmayan.
Vurma : Vurmak işi.
Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.
Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.
Hastalıklı : Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.
Temel : En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü.
Kanıt : Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman.
Dayanma : Dayanmak işi.
Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
Sağlam : Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Gerçek, inanılır bir temeli olan.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
İş : Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Sürme. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler.
Sakat : Bozuk veya eksik. Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü.
Çürük akçe : Ayarı düşük, karışık ve değeri düşük maden para.
Çürük ay : Sebzelerin çabuk çürüdüğü temmuz, ağustos ayları.
Çürük buhar : İşlemlerde geri dönen su buharı.
Çürük sünger : Sapya süngeri denilen ve işe yaramayan bir sünger çeşidi.
Çürük tahta çivi tutmaz : aslında yaramaz olan veya sonradan o duruma getirilen şeyi, ne kadar uğraşsanız da işe yarar duruma getiremezsiniz anlamında kullanılan bir söz.
Çürük tahtaya basmak : tedbirsizlik edip sonu tehlikeli olabilecek bir işe girişmek.
Çürük tahvil : Şirketin mali gücü borcun ana para ve faizini karşılamaya yeterli olmaması nedeniyle geri ödenmesi yüksek risk taşıyan ve dolayısıyla yüksek faizle çıkartılabilen garantisiz bir tahvil türü. krş. güvencesiz tahvil
Çürük toprak : Verimsiz toprak.
Çürük çıkmak : birinin sağlam olmadığı anlaşılmak; ask. sağlık durumunun elverişsiz olması yüzünden askerlik ödevinden bağışlanmak.
Çürük yapağı : Canlı koyunlar üzerindeki yapağı örtüsünün, mikroorganizmalar nedeniyle bozulması veya çürümesi.
Diğer dillerde Çürük anlamı nedir?
İngilizce'de Çürük ne demek? : adj. rotten, carious (tooth), unsound, bad, decayed, dickey, dicky, draft exempt, feeble, flimsy, putrefacient, putrefactive, putrid, rocky, sleazy, wonky
n. cavity, tooth decay, decay, dry rot, bruise, contusion
Fransızca'da Çürük : inapte à, pourri/e, taré/e
Almanca'da Çürük : n. Fleck, Massengrab, Mulm
adj. faul, faulig, jauchig, kariös, morbid, mulmig, schwach, untauglich
Rusça'da Çürük : n. синяк (M)
adj. гнилой, трухлявый, тухлый, прелый, кариозный, несостоятельный

Bu kısımda Çürük nedir? Çürük ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çürük tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çürük hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.