Sakat nedir, Sakat ne demek

Sakat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sakat" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben gördüğünüz gibi bir sakat askerim, malul." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Sakat bir anlatım.""Sakat bir iş."

Yerel Türkçe anlamı:

Köpek pisliği.

1.Çıban ya da yara kabuğu. 2.Saçkıran hastalığı.

Riskli

Köpek dışkısı.

Fransızca'da Sakat ne demek?:

impotent

Sakat hakkında bilgiler

[Bakınız: engelli]

Sakat ile ilgili Cümleler

  • Bir sakatlığım var.
  • İskoçya'ya giderseniz lütfen bana bir vahşi sakatat yahnisi tekrar getirir misin? Teşekkür ederim.
  • Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.
  • Ali bir sakat.
  • Tom, bir kazada sol elini sakatladı.
  • Tüm Dünya tek bir erkek tarafından döllense herkesin babası aynı olacağından kardeş evlilikleri ortaya çıkar ve doğan çocuklar sakat doğardı.
  • Birçok çocuk bu bombalarla yaşam boyu sakat olmuştur.

Sakat kısaca anlamı, tanımı:

Engelli : Vücudunda eksik veya kusuru olan. Engeli olan, mânialı.

Sakat olmak : Sakatlanmak.

Sakata gelmek : Tuzağa düşmek. iş ters gitmek.

Sakatat : Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları.

Sakatatçı : Sakatat satan kimse, sakatçı.

 

Sakatatçılık : Sakatat satma işi.

Sakatçı : Sakatatçı.

Sakatlama : Sakatlamak işi.

Sakatlamak : Bozmak. Sakat bir duruma getirmek, sakat etmek.

Sakatlanış : Sakatlanma işi.

Sakatlanma : Sakatlanmak işi.

Sakatlanmak : Sakat duruma gelmek.

Sakatlık : Yanlış, kusur, hata. Kaza, terslik. Sakat olma durumu, malullük, maluliyet.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Aşırı düşkün, tutkun.

Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. İhtiyaç duyulan şey. Az.

Özürlü : Özrü olan. Kusuru olan, defolu. Engelli.

Bozuk : Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Bozulmuş olan. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ).

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Sakat işçi : İş görebilecek yetenekte bulunan ancak bedenen sakatlığı olan işçi.

 

Sakat suçlu : Suçluluğu daha çok anlık geriliği ya da benzeri bozukluklardan ileri gelen çocuk.

Sakat ve yaşlılara sağlık yardımı : Sakatlığı ya da yaşlılığı nedeniyle güvencelilere yasalarına göre yapılan yardım.

Sakatlık ödencesi : Çeşitli nedenlerle sakatlanarak çalışma gücünü yitirenlere verilen para.

Sakatlık vergi bağışıklığı : Sakatlara, durumlarına ve yasasındaki yargılara göre sağlanan vergi bağışıklığı.

Diğer dillerde Sakat anlamı nedir?

İngilizce'de Sakat ne demek? : adj. handicapped, disabled, lame, invalid, crippled, defective, funny, game, gammy, incapable of working, infirm, malformed, wonky

n. disabled, cripple, invalid, lame duck, crock

Fransızca'da Sakat : bot/e, impotent/e, hors de combat, inapte à

Almanca'da Sakat : n. Krüppel, Kümmerling, Versehrte

adj. behindert, gebrechlich, invalide, klumpfüßig, krüppelhaft, krüppelig, krüpplig, verkrüppelt, verstümmelt, verwachsen

Rusça'da Sakat : n. калека (MF), повреждение (N), погрешность (F)

adj. искалеченный, дефективный, дефектный, убогий, порочный, уродливый, неправильный