Faulty türkçesi Faulty nedir
Faulty ile ilgili cümleler
English: The drawing is faulty.
Turkish: Çizim hatalı.
English: This was faulty information.
Turkish: Bu yanlış bilgiydi.
English: I don't buy that. Your logic is faulty, and your example is nonsense.
Turkish: Buna inanmıyorum. Mantığın hatalı ve örneğin saçma.
English: The weather report is faulty.
Turkish: Hava raporu hatalı.
Faulty ingilizcede ne demek, Faulty nerede nasıl kullanılır?
Faulty assumption : Doğru olmayan sanı. Yanlış zan. Yanlış sanı.
Faulty will : Geçerliliği hakkında şüpheler uyandıran bir kusur içeren vasiyet.
Faulty workmanship : Kusurlu işçilik. İşçilik hatası. Hatalı işçilik. Fabrikasyon hatası.
Fault analysis : Bozukluk çözümleme. Arıza çözümlemesi. Kusur çözümlemesi.
Fault block : Fay bloğu. Kırıklı tomruk. Karşılıklı iki sınırında, kırık düzlemleri bulunan dağ ya da kayaç kütlesi. Kırıklı kaya kütlesi.
Fault finding : Arıza bulma. Kusur.
Fault detection : Hata tespiti. Arıza bulgulama. Arıza sezimi. Kusur bulgulama.
Fault caption : Uygulayımsal aksaklık resmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teknik arıza diyası. Ty. uygulayımsal aksaklığı izleyicilere duyurmak için kullanılan saydam resim.
Fault dam spring : Fay-barajı gözesi. Kırık kaynağı. Kırıkla ayrılmış bir kuyu yatağının geçirimsiz bir katman ile karşılaştığı yerde, suların aşağıdan yukarı çıkmasıyle oluşan kaynak.
Fault finder : Hata bulucu aygıt.
İngilizce Faulty Türkçe anlamı, Faulty eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Faulty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Addling : Bozulmak. Kafa karıştırmak. Cılk. Kokmak (yum.). Bozulmak (yum.). Şaşırtmak. Kokmak. Kokuşturmak. Bozmak.
Absented : Bulunmamak. Yok (mevcut olmama). Bulunmayan. Devamsız. Yoklamada bulunmayan. Namevcut. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Gaip. Dalgın.
Cavities : Kovuk. Delik. Çukur. Boşluk. Oyuk.
Offender : Fail. Mücrimin. Suçlu. Suç işlemiş kimse. Suç işleyen.
Contusions : Sıyrık. Ezilme. Yara. Ezik. Bere. Eziklik. Kontüzyon (bedende).
Broken down : Düşkün. Yıkılmış. Çökmüş. Bozulmuş. İşi bitmiş. Yıkık. Bitkin. Çökük.
Cactuses : Çalışmayan. Atlasçiçeği. Frenk inciri. Kaktüs.
Falser : Falsolu. Hain. Hileli. İki yüzlü. Taklit. Yalan. Takma. Sahte. Yapmacık. Yalandan yapılan.
Blameable : Kınanabilir. Suç ithaf edilebilir. Azarı hak eden. Suçlanabilir. Ayıplanabilir.
Errant : Vefasız. Serseri. Ayak işi. Yanlış. Maceraperest. Başıboş dolaşan. Maceracı.
Faulty synonyms : game, bumpier, in the wrong, gamest, bad, deficient, funny, falsest, wrong, incorrect, faultiest, gimpy, bruise, handicapped, absents, crippled, clapped out, cock a hoop, deficit, on the fritz, cactus, flawy, decay, fallacious, deficiencies, erring, blamable, contusion, cavity, illegitimate, peccable, gimpier, guiltiest.
Faulty zıt anlamlı kelimeler, Faulty kelime anlamı
Perfect : Dört dörtlük. Geliştirmek. Mükemmelleştirmek. Berkemal. Kusursuz. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. türkçede görülen geçmiş zaman -dı/-du ekiyle kurulur. || tek. şah. geldim (<gel-di-m), || tek. şah. geldin (<gel-di-n), || tek. şah. geldi (<gel-di), || çokl. şah. geldik (<gel-dik), || çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), || çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) vb. örnekler: ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (t. buğra, yalnızlar, s. 113). ben aldım. okuyup da ne olacaktı sanki okuyanları da gördük. ikiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (t. buğra, yalnızlar, s. 182). umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından ı, s. 13). hayretimi görerek güldü. çok dalgındın. geldim, yanına oturdum. haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., ııı, s. 21) vb. Eksiksiz. Yetkin. Kusursuz yapmak.
Accurate : Dakik. Tam. Yanlış yapmamaya özen gösteren. İnce. Yanlışsız. Kesin. Doğru. Sahi. Hassas.
Faulty ingilizce tanımı, definition of Faulty
Faulty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Containing faults, blemishes, or defects. Not fit for the use intended. Imperfect.

Bu kısımda Faulty kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Faulty ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Faulty anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Faulty ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.