Cavities türkçesi Cavities nedir

Cavities ile ilgili cümleler

English: I don't have any cavities.
Turkish: Hiç diş çürüğüm yok.

Cavities ingilizcede ne demek, Cavities nerede nasıl kullanılır?

Recsigen cavities : Reksigen boşluklar. Komşu hücreler arasındaki büyüme farkından ve az büyüyen hücrelerin çeperlerinin gerilim sonucu koparak parçalanmasıyla meydana gelen boşluklar.

Concavities : İçbükey yüzey. Konkavlık. Konkavlık. Çukurluk. İçbükeylik.

Cavitied : Oyuk oyuk. İçinde bir oyuk olan (bir diş gibi). Delikleri olan.

Cranial cavitiy : Kafatası boşluğu.

Cavitary : Bir deliği olan.

Cavitas glenoidalis : Eklem oyuğu, eklem çukuru. Kavitas glenoidalis.

Cavitate : Kavitasyon oluşmak. Oymak. Oyulmak.

Cavitations : Oyma. Kovuklanma. Kabarcık. Oyuk. Boşluk. Kavitasyon. Çukurlaşma. Boşluk oluşumu. Boşlama.

Cavity block : Sandviç duvar bloğu.

Cavitates : Oymak. Kavitasyon oluşmak. Oyulmak.

İngilizce Cavities Türkçe anlamı, Cavities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cavities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alveolate : Birçok küçük hücreden oluşan (bal peteğinde olduğu gibi). Alveolat. Delikli. Bal peteği gibi oyuklu yüzey şekli. Petekli. Gözenekli. Küçük çukurlar içeren.

 

Abysses : Dipsiz gibi görünen yer. Uçurum. Derinlik. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Abis. Tamu.

Recess : Paydos etmek. Yuva. Niş. Paydos. Girinti yapmak. Mola. Gizli yer. Okul tatili. Duvarda girinti. Girinti.

Abyss : Derinlik. Cehennem. Tamu. Uçurum. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Canal : İçinden sinir geçen yol. Suyolu. Kanal. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar geçen yol. İçinden sıvı geçen yol. Yapay suyolu. Arna. Ocak oluğu.

Dented : Yüzeyinde çukurları olan. Çukurlu. Çökük. Bereli. Dişli.

Blanker : Tam. Açık yer. Çıkarmak. Sövmek. Şaşırmış. Silmek. Feshetmek. İfadesiz. Açık.

Carious : (diş vb) çürük. Çürümüş (diş veya kemik). Diş veya kemikteki çürümeyle ilgili; çürümeye ait olan. çürük gösteren, çürümüş. Çürümüş.

Caries : Yenirce. Dişte çürüme. Kemik çürümesi. Karie. Diş çürüğü. Diş çürümesi. Karies.

Area : Alan. Area. Yöre. Civar. Harekat bölgesi. Ülke yüzölçümü. Bodrum girişi. Arazi. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi.

Cavities synonyms : abysms, sinus, cove, eyeholes, black out, faveolate, black and blue, cavitations, blanking, dent, coves, eye, blowout, bruise, sinuses, hole, cave, blankest, cavum, dished, canaller, blankness, apertures, contusions, abysm, canallers, broken down, caverns, centesis, dibhole, contusion, addles, cleft.

Cavities zıt anlamlı kelimeler, Cavities kelime anlamı

Noncellular : Hücresiz. Nonselüler. Hücresel olmayan. Hüre ile ilgili olmayan. Hücreli olmayan.