Cavitate türkçesi Cavitate nedir
Cavitate ingilizcede ne demek, Cavitate nerede nasıl kullanılır?
Cavitates : Oymak. Oyulmak. Kavitasyon oluşmak.
Cavitation : Kavitasyon. Boşluk oluşumu. Boşluk. Oyuk. Kovuklanma. Çukurlaşma. Oyma. Boşlama. Kabarcık.
Cavitations : Kabarcık. Boşlama. Oyuk. Boşluk oluşumu. Oyma. Kavitasyon. Çukurlaşma. Kovuklanma. Boşluk.
Cavitary : Bir deliği olan.
Cavitas : Oyuk, boşluk, kavite. Kavitas.
Cavity magnetron : Oyuklu magnetron.
Cavities : Oyuk. Boşluk. Çukur. Delik. Çürük. Kovuk.
Cavity : İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Diş çukuru. Kovuk. Çürük. Kavite. Oyuk. Çukur. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. Delik. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Cavitas glenoidalis : Kavitas glenoidalis. Eklem oyuğu, eklem çukuru.
Intracavitary radioterapy : Boşluk içi ışın tedavisi. Işınım kaynağının doğrudan bir vücut boşluğuna gönderilmesiyle elde edilen tedavi biçimi.
İngilizce Cavitate Türkçe anlamı, Cavitate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cavitate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Electrify : Heyecan vermek. Elektrik vermek. Heyecanlandırmak. Elektriklemek. Çıngılandırmak. Cereyan verme. Kıvlandırmak. Elektriklendirmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elektrikle doldurmak veya şarj etmek.
Chiselling : Kazıklamak. Yontma. Dolandırmak. Sızdırmak. Kesme işlemi. Taraklama. Yontmak. Pürüzlendirme.
Chiseling : Kesme işlemi. Taraklama. Kazıklamak. Yontmak. Yontma. Pürüzlendirme. Dolandırmak. Sızdırmak.
Channel : Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Maceraya sevketmek. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Arna. Arna açmak. Hat. Maceraya sevk etmek. Çevirmek. Kanala dökmek.
Charge : Yüklemek (enerji veya elektrik). Hücum etmek. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Uyarmak. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Kredi kartından almak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Görevlendirmek. Sorumlu tutmak.
Provoke : Kışkırtmak. Kızdırmak. Tahrik etmek. Öfkelendirmek. -e neden olmak.
Hype up : Uyarmak. Uyuşturucu zerketmek.
Commove : Kışkırtmak. Zorla hareket etmeye neden olan. Kafasını karıştırmak. Rahatsız etmek. Şiddet ile hareket etmek. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Karıştırmak. Tahrik etmek. Heyecanlandırmak. Provoke etmek.
Cavitate synonyms : psych up, cavitates, boy scout troop, carves, association, upset, stir up, charactered, hollow, cave, excite, charge up, turn on, chisel, cave in, caved, carve, stimulate, rouse, character, disturb, rumpus, bother, hollowing, foment, trouble, hollows, pother, chased.
Cavitate zıt anlamlı kelimeler, Cavitate kelime anlamı
Calm : Sakinleştirmek. Endişesiz. Dinmek (fırtına). Dingin. Ağırbaşlı. Yatıştırmak. Sakin. Gürültüsüz. Sakinleşmek (deniz). Soğukkanlı.
Ratite : Uçamayan kuş. Karinasız kuş.

Bu kısımda Cavitate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cavitate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cavitate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cavitate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.