Caries türkçesi Caries nedir

  • Çürük.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yenirce.
  • Karie.
  • Dişte çürüme.
  • Diş çürüğü.
  • Kemik çürümesi.
  • Karies.
  • Diş çürümesi.

Caries ile ilgili cümleler

English: What's the scariest thing that ever happened to you?
Turkish: Şimdiye kadar başına gelen en korkutucu şey nedir?

Caries ingilizcede ne demek, Caries nerede nasıl kullanılır?

Dental caries : Diş çürümesi. Dişte mine ve dentinin inorganik kısmının mineral kaybı ve organik matriksinin enzimatik erimesiyle oluşan patolojik değişim. gıda maddelerindeki karbonhidratlar üzerine bakterilerin etkimesiyle ortaya çıkan başta laktik asit olmak üzere organik asitlerce başlatılır.

Apothecaries : Eczacı.

Peccaries : Pekarigiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirmeyenler (nonruminantia) alt takımından, gece faal olan, art ayakları üç parmaklı, amerika'da yaşayan ve domuza benzeyen türleri olan bir familya. Pekari. Göbekli domuz.

Scariest : Ödlek. Korkak. Korkunç. Korkutucu. Ürkek. Ürkünç. Korku verici. Korku veren. Çekingen. Ürkütücü.

Scarier : Korkak. Korkutucu. Daha korkutucu. Korkunç. Ürkek. Daha ürkütücü. Ürkütücü.

Caribbean language : Karayib dili.

Caribe : Pirana.

Caribbean development bank : Karayip kalkınma bankası. Karayip bölgesindeki ülkelerin iktisadi büyüme ve kalkınma politikalarını uyumlaştırmak, üye ülkeleri iktisadi işbirliği ve bütünleşmeye özendirmek, bölgedeki en az gelişmiş üye ülkelerin özel ve acil finansman gereksinimlerini karşılamak amacıyla 1969 yılında imzalanan bir anlaşmayla kurulan ve 1970 yılında etkinliğe başlayan kalkınma bankası.

 

Caribbean : Karayib denizi ile ilgili. Karaib adaları. Karayipler. Karayip. Batı hint adalarını tarifte kullanılan genel turistik bir ifade. Karayib denizi.

Caria : Karia. Ön asya'da antik bir bölge.

İngilizce Caries Türkçe anlamı, Caries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tooth decay : Çürükler diş. Dişte mine ve dentinin inorganik kısmının mineral kaybı ve organik matriksinin enzimatik erimesiyle oluşan patolojik değişim. gıda maddelerindeki karbonhidratlar üzerine bakterilerin etkimesiyle ortaya çıkan başta laktik asit olmak üzere organik asitlerce başlatılır.

Decay : Parçalanmak. Bozulma. Zayıflamak. Dağılmak. Sönüm. Ses kesildikten sonra, oluşan yankının yavaş yavaş kaybolması. Sağlığını yitirmek. Buzul çekilmesi. Çöküş. Çürütmek.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Addling : Kafa karıştırmak. Çürümek. Çürütmek. Şaşırtmak. Bozmak. Kokuşturmak. Cılk. Bozulmak (yum.). Bozulmak.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi. Salhane.

Addles : Çürütmek. Şaşırtmak. Kokmak (yum.). Bozulmak (yum.). Çürümek. Kokmak. Kokuşturmak. Bozmak. Kafa karıştırmak.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Caries synonyms : bruise, cavity, a amplitude mod, a clay, black and blue, cavities, a band, carious tooth, contusions, broken down, abdomen, dental caries, addle, a c syndrom, abaxial, a dna, bad, abdominal pain, contusion, addlings, carious, abdominal ovariectomy, a crochordon, osteolysis.

Caries ingilizce tanımı, definition of Caries

Caries kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ulceration of bone. A process in which bone disintegrates and is carried away piecemeal, as distinguished from necrosis, in which it dies in masses.