Çürümek nedir, Çürümek ne demek

  • Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak
  • Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak.
  • Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek.
  • Yıpranmak, çökmek.
  • Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.

"Çürümek" ile ilgili cümle

  • "Onun gelişine kadar da kağşamış, çürümüş, küflenmiş yapı ayakta kalamazdı." - T. Buğra
  • "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan." - K. Korcan
  • "Sen toprakta çürürsün canım kardeşim / Ben ayakta" - B. R. Eyuboğlu

Çürümek kısaca anlamı, tanımı:

Çürüme : Çürümek işi.

Hapislerde çürümek : Çok uzun süre hapis yatmak.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Farklı. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.

 

Dağılmak : Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Birliği, beraberliği bozulmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak.

Dayanıklı : Metanetli, metin, mütehammil. Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil.

Yitirmek : Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek. Yanlış yola girmek, kaybolmak. Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek. Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek.

Yıpranmak : Saygınlığı azalmak. Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek. Çeşitli etkenlerle eski gücü kalmamak. Makine veya makine parçaları aşınıp bozulmak.

Çökmek : Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Çömelmek. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Yoğun bir biçimde duymak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek. Basmak, yayılmak.

Diğer dillerde Çürümek anlamı nedir?

İngilizce'de Çürümek ne demek? : v. rot, decay, spoil, go bad, become unsound, decompose, canker, decline, fester, go off, languish, molder, moulder, perish, putrefy, sphacelate

Fransızca'da Çürümek : pourrir, se décomposer, se gâter, se putréfier

Almanca'da Çürümek : v. faulen, modern, morschen, verfaulen, vermodern, vermorschen, verrotten

Rusça'da Çürümek : v. гнить, загнивать, преть, разлагаться, тлеть, тухнуть, отпадать, загнить, сопреть, упреть, отпасть