Sıkıştırma nedir, Sıkıştırma ne demek

  • Sıkıştırmak işi

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum.

Maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla kârların azaldığı durum.

Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem.

Sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[Bakınız: sıkı]

Bilimsel terim anlamı:

Bir yarışçıyı, türlü biçimde sıkıştırarak yarışlık kıyısına atma (yasak davranışlardandır).

mekanik: Yapısındaki tanecikleri sıkılaştırarak bir özdeği daha küçük oyluma dönüştüren etki.

otomobil: İki zamanlı motorlarda çevrimin birinci, dört zamanlılarda ise ikinci evresi.

metalbilim: Katılaşma sırasında, gaz kabarcıklarının çıkmasını (köpürme) önleyerek yürütülen çelik külçeler elde etme yöntemi.

İngilizce'de Sıkıştırma ne demek? Sıkıştırma ingilizcesi nedir?:

compaction, compression, zip, squeeze, anamorphosis, anamorphic process, image compression, ana-morphic compression, horizontal compression

 

Fransızca'da Sıkıştırma ne demek?:

tassage

Osmanlıca Sıkıştırma ne demek? Sıkıştırma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

inziyak

Sıkıştırma tanımı, anlamı:

Sıkıştırmak : Zorlamak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Sarkıntılık etmek.

Kapana sıkıştırmak : Birini düzenle zor duruma sokmak, işin içinden çıkamaz duruma getirmek. birini zor durumda bırakmak.

Sıkıştırma basıncı : Sıkıştırma işlemi sonucu yanma odası içinde oluşan basınç.

Sıkıştırma bileziği : Yuvgu içerisine tam oturarak yanma odasına sızdırmazlık sağlamak için tokaç kafası çevresine geçirilen esnek, metal bilezik.

Sıkıştırma devinimi : Tokacın alt ölünoktadan üst ölünoktaya giderken, yuvgu içindeki ortamı sıkıştırdığı, dörtevreli çevrimin ikinci evresini oluşturan devinim.

Sıkıştırma etkisi : Plazmanın, içinden elektrik akımı geçirilen hızlı bir magnetik alan etkisiyle sıkıştırılması.

Sıkıştırma katsayısı : Bir sıkıştırmacın, olağan mercekle kullanıldığında bu merceğin yatay açısını kaç katı sıkıştırdığını gösteren sayı.

Sıkıştırma kolu : Sıkıştırma milini çeviren kol.

 

Sıkıştırma mili : Mengenenin üstçenesini yukarı aşağı hareket ettiren, üzerine kare vida açılmış mil.

Sıkıştırma oranı : Tokaç alt ve üst ölünoktalardayken yuvgu içinde oluşan oylumların oranı. Tokaç alt ölünoktadayken yuvgu içinde oluşturduğu oylumun yanma odası oylumuna oranı.

Sıkıştırmaç : Sıkıştırmayı gerçekleştiren, çok geniş bir alanı, olağan bir çerçeve içine sığdıran mercek çeşidi.

Sıkıştırmaçlı çevirim : Alıcıya sıkıştırmaç takılarak gerçekleştirilen çevirim.

Sıkıştırma ile ilgili Cümleler

  • Onu çok sıkıştırmayın olur mu?
  • Bir balya makinesi samanı balyalara sıkıştırmak için kullanılır.
  • Kendini sıkıştırma.

Diğer dillerde Sıkıştırma anlamı nedir?

İngilizce'de Sıkıştırma ne demek? : n. pressing, compression, push, squeeze, importunity, incarceration

Fransızca'da Sıkıştırma : compression [la]

Almanca'da Sıkıştırma : n. Verfestigung, Drang

Rusça'da Sıkıştırma : n. уплотнение (N), компрессия (F), сжатие (N), давление (N), зажим (M), зажимание (N), ущемление (N), затягивание (N), закрутка (F)