Tympanum türkçesi Tympanum nedir

  • Baskı plağı.
  • Bir çeşit büyüf tef.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kulak davulu.
  • Kemer aynalığı.
  • Kulak zarı.
  • Pencere alnı.
  • Orta kulak.
  • Tımpan.
  • Ortakulak.
  • Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar.
  • Baskı plakı.
  • Alın (kapı vb.).
  • Timpan.
  • Timpanum.

Tympanum ingilizcede ne demek, Tympanum nerede nasıl kullanılır?

Tympanums : Timpan. Kulak zarı. Tımpan. Bir çeşit büyüf tef. Pencere alnı. Orta kulak. Kemer aynalığı. Kulak davulu. Alın (kapı vb.). Baskı plakı.

Epitympanum : Epitimpanum.

Tympan : Alın (kapı, pencere). Baskı mumlu bezi.

Tympana : Alın (kapı vb.). Kulak zarı. Timpan. Kulak davulu.

Tympanal : Timpanal. Bir kulak zarı ile alakalı. Timpanayla ilgili. Bir davul ile alakalı.

Tympanic bone : Timpan kemiği. Kulakta kulak zarının yakınında bulunan kemik.

Tympanic colic : Gaz sancısı. Karın şişkinliği sancısı.

Tympanic cavity : Ortakulak. Orta kulak. Timpanum. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır. Timpan oyuğu. Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar.

 

Tympanic : Kulak zarına veya orta kulağa ait olan, timpani. zile benzeri, tınlayan. Timpanik. Kulak davulu ile ilgili. Ortakulağa ait. Kulakzarına ait. Sesi yansıtan.

Tympania of calf : Buzağıların timpanisi. Buzağılarda sık görülen şirden ve/veya işkembede gaz birikmesiyle belirgin yetiştirme hastalığı.

İngilizce Tympanum Türkçe anlamı, Tympanum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tympanum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Timpani : Davul. Davullar. Timballer. Timpani. Set of kettledrums bir müzisyen tarafından çalınan orkestra davulları seti.

Tissue layer : İnce kağıt tabakası.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Umbo : Bir siperdeki tümsek veya yükselti. Kulak zarının dış yüzündeki çıkıntı. Kulak zarının yüzeyindeki çökmüş alan (anatomi terimi). Kalkan kabartması. Yuvarlak tümsek veya çıkıntı. Çift kabuklu yumuşakçanın kabuğunun menteşesinin iki tarafındaki çıkıntı (zooloji). Kulak zarı çöküntüsü. Kabartma.

Middle ear : Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Eardrums : Kulakdavulu. Timpan zarı. Kulakzarı.

Ear : İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Duyma yeteneği. Kulak. Kulp. Çıkıntı. Başak. Kulak verme. İşitme duyusu. Başaklanmak.

Tympanum synonyms : myringa, percussive instrument, perforated eardrum, tympani, a cells, drumhead, percussion instrument, ear drum, a chromosome, tympanums, tympana, membrana tympani, kettledrum, abo blood groups system, a site, aardvarks, auris media, tympanic cavity, abambulacral area, abramis zone, kettle, abacus bodies, membrane, aardvark, acacia, eardrum, abiotic environment, a cell, tympanic membane, tympanic membrane.

Tympanum ingilizce tanımı, definition of Tympanum

Tympanum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The ear drum, or middle ear. Sometimes applied incorrectly to the tympanic membrane. [Bakınız: Ear].