Orta kulak nedir, Orta kulak ne demek
Orta kulak; bir anatomi terimidir.
- Kulak zarı, çekiç, örs, üzengi kemiklerinin bulunduğu, dış kulakla iç kulak arasındaki bölüm

Biyoloji'deki anlamı:
Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. İçinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. Oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Os temporalenin pars petrozası içerisinde bulunan, kavum timpani ve tuba avditiva bölümlerinden oluşan ve östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. Dış kulakla orta kulak arasında membrana timpani ve onun da iç kısmında ses dalgalarının iletilmesinden sorumlu kulak kemikçikleri bulunur.
İngilizce'de Orta kulak ne demek? Orta kulak ingilizcesi nedir?:
middle ear, tympanic cavity, auris media
Osmanlıca Orta kulak ne demek? Orta kulak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
üzn-i vusta
Orta kulak hakkında bilgiler
Orta kulak, kulağın kulak zarı ile kokleanın oval penceresi arasında kalan kısmıdır. Memelilerin orta kulağı, iç kulak sıvısı ve zarlarına kulak zarının titreşimini dalgalar hâlinde ileten üç kemikçik içerir. Bu kemikçikler çekiç, örs ve üzengi kemikçikleridir. Orta kulağın içindeki boşluğa timpan boşluğu ya da cavum tympani adı verilir. Östaki borusu timpan boşluğu ile burun boşluğunu (nazofarenks) birbirine bağlayarak orta kulak ile boğaz arasında basınç eşleşmesini sağlar.
Orta kulağın ana işlevleri havadaki ses dalgalarının akustik enerjisini etkin bir biçimde kokleaya sıvı-zar dalgaları şeklinde iletmek ve iç kulağı şiddetli ses dalgalarından korumaktır.
Orta kulak anlamı, tanımı:
Kulak : Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Saban kulağı. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Varlıklı Rus köylüsü. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü.
Çekiç : Yaklaşık 1,20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7,257 kilogram olan gülle. Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti.
Üzengi : Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka.
Kemik : Bu sert organdan yapılmış. İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı.
Orta kulak boşluğu : Dış kulakla iç kulak arasındaki boşluk.
Orta kulak iltihabı : Orta kulakta oluşan iltihaplı hastalık.
Orta : Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Orantı. Yeniçeri Ocağında tabur. Ne uzun ne kısa, midi. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Ne büyük ne küçük, midi. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
Oval : Özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu şekil. Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi.
Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.
Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Kalma işini yapan. Bir çıkarmanın sonucu. Artan, mütebaki.
Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Titreşim : Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz. Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans.
Orta kulak yangısı : Mikroorganizmaların östaki borusuyla olan kötü drenajı veya kulak zarının delinmesi sonucu, şakak kemiğinin içindeki timpanik boşluğun yangısı, otitis media, timpanitis, mezotitis.
Diğer dillerde Orta kulak anlamı nedir?
Almanca'da Orta kulak : n. Mittelohr, Paukenhöhle

Bu kısımda Orta kulak nedir? Orta kulak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Orta kulak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Orta kulak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.