Üzengi nedir, Üzengi ne demek
- Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka

"Üzengi" ile ilgili cümle örnekleri
- "İyi süvarilik gururuyla ayaklarını üzengiden çıkarmış, dizginleri bırakmış." - F. R. Atay
Yerel Türkçe anlamı:
Ayak altı çukuru.
Ayak tabanındaki çukur.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Üzerine basarak arabaya binmeyi sağlayan demir. (Yukarıkaşıkara *Yalvaç -Isparta)
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Sivas şehrinde, Akıncılar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Üzengi kısaca anlamı, tanımı:
Üzengi kayışı : Eyerin sağına ve soluna takılan üzengi demirini özel toka ile eyere bağlayan kayış.
Üzengi kemiği : Orta kulakta üzengiye benzeyen küçük bir kemik.
Üzengi taşı : Bir kemerin iki yanında ayaklar üzerine gelen ilk taş.
Çanak üzengi : Basılan yeri, tabanın büyük bir bölümünü kaplayacak kadar geniş olan üzengi.
Ayağı üzengide : Hemen yola çıkmak üzere olan.
Üzengileme : Üzengilemek işi.
Üzengilemek : Koşturmak için hayvana üzengi ile vurmak.
Üzengilenme : Üzengilenmek işi.
Üzengilenmek : Hayvan, üzengi ile vurulmak.
Üzengisiz : Üzengi olmaksızın. Üzengisi bulunmayan.
Eyer : Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne.
Asılı : Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.
Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.
Ayak : Göl ayağı. Halk edebiyatında uyak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Bacak. Basamak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut.
Basılma : Basılmak işi.
Demir : Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
Halka : Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Çember biçiminde olan. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası.
Üzengi ağaları : Padişahın atı yanında yürümeğe izinli olan ağalar: Yeniçeriağası, mîrialem, kapıcılar kethüdası, kapıcıbaşılar, çavuşbaşı, avağaları, ahırbeyleri, çeşnigîrbaşı, altı süvari bölüğü ağaları, cebecibaşı ve arabacıbaşı.
Üzengi şakırtısı : Kurusıkı, korkutma, gözdağı.
Üzengili : Üzengisi bulunan. Ayak altı çukuru Ayak tabanındaki çukur Ağrı şehrinde, Doğubayazıt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bayburt şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum şehrinde, Karayazı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Hatay şehrinde, Karaçay bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Üzengilik : Ayak altı çukuru Gelin almaya gelenlerden alınan bahşiş. Ayak tabanındaki çukur Düğünde geline kaynananın verdiği armağan. Kaynananın verdiği hediye Ankara şehri, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Üzengitaşı : (Mimarlık) Bir kemerin iki yanında ayaklar üzerine gelen ilk taşlar. Bu taşların ayaklar üzerine gelen yüzü yatay, üste gelen yüzü ise kemer içine doğru eğiktir. Yastık taşı da denir.
Diğer dillerde Üzengi anlamı nedir?
İngilizce'de Üzengi ne demek? : n. stirrup
Fransızca'da Üzengi : étrier [le]
Almanca'da Üzengi : n. Steigbügel
Rusça'da Üzengi : n. стремя (N)

Bu kısımda Üzengi nedir? Üzengi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Üzengi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Üzengi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.