Eyer nedir, Eyer ne demek
"Eyer" ile ilgili cümle örnekleri
- "Gözlerini eyerin kuburluklarıyla atın doru boynunda hasıl olan gölgeli çizgiye dikmişti." - Ö. Seyfettin
Yerel Türkçe anlamı:
Eğer, zıt anlamlısı eer
Gitar terimi olarak anlamı:
Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen.
İngilizce'de Eyer ne demek? Eyer ingilizcesi nedir?:
saddle
Eyer hakkında bilgiler
Eyer, binek hayvanlarının sırtına konulan, binek hayvanına binebilmek ve üzerinde oturabilmek ya da yük taşıyabilmek için kullanılan araç.
Eyer, eyer kaşı ve eyer kaltağı adında iki ana parçadan oluşmaktadır. Eyeri destekleyen bazı parçalarla pekiştirilen eyer takımı hem binek hayvanının rahatı ve sağlığı hem de binicinin rahatı ve sağlığı açısından gerekli pek çok parçadan oluşmaktadır. Bir eyer takımı; eyer, eyer altı kapitone, üzengi demiri, üzengi kayışı, burunsalıklı başlık, kantarma ağız demiri ve kolandan oluşmaktadır. Eyer hayvanın sırtına yerleştirilmeden önce keçe ya da pamuktan üretilmiş belleme en alta konulur. Üzerine eyer yerleştirilerek kolan ile hayvanın gövdesine sabitlenir.
Eyer ile ilgili Cümleler
- At öldüğünden beri o, eyerde yalnız.
- Ali eyersiz ata bindi.
- Bir eyer olmadan sürebilir misin?
- Tom'un favori sözü "Bir ata iki eyer takamazsın."
- Bir ata binmeden önce, genellikle onun sırtına bir eyer koyarsın.
- Eyeri yanlış ata koymayın.
Eyer anlamı, kısaca tanımı:
Binek : Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.
Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
Sırt : Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. Bir şeyin üstü, üst bölümü. İnsanın üstü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. Kesici araçların kesmeyen kenarı. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm.
Eyer boşaltmak : Saldırıları boşa çıkaracak önlemler almak. cirit oyununda hedef olmaktan kurtulmak için eyer üzerinde sağa sola eğilmek.
Eyer kapatmak : Eyeri atın sırtına koyup bağlamak.
Eyer vurmak : Eyeri hayvanın sırtına koyup bağlamak.
Eyere de gelir semere de : "her işe yarar, her türlü işi görebilir" anlamında kullanılan bir söz.
Eyeri boş kalmak : Atın binicisi ölmek.
Eyer kaltağı : Eyerin tahtadan yapılmış olan kafes biçimindeki bölümü.
Eyer kaşı : Eyerlerin ön ve arka taraflarındaki çıkıntılı bölüm.
Eyerci : Eyer yapıp satan kimse.
Eyercilik : Eyercinin yaptığı iş.
Eyerlemek : At üzerine eyeri koyup bağlamak, eyer vurmak.
Eyerlenme : Eyerlenmek işi.
Eyerlenmek : Eyer vurulmak.
Eyerli : Eyer vurulmuş, sırtına eyer konulmuş (hayvan).
Eyersiz : Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan).
Ata eyer gerek eyere er gerek : "bir işletmeyi önce donatıp sonra da iyi bir yöneticiye teslim ederseniz istediğiniz verimi alırsınız" anlamında kullanılan bir söz.
Dost dostun eyerlenmiş atıdır : "gerçek dost, arkadaşının sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumdadır" anlamında kullanılan bir söz.
Oturma : Kısa süre için konukluğa gitme. Oturmak işi.
Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje.
Araç : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne.
Parça : Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Nesne. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül.
Oluşmak : Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.
Destek : Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil.
Takım : Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Sigara ağızlığı. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Takım elbise. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk.
Eyer çalmak : Eyer vurmak, eyerlemek, eyer kapamak.
Eyer çıbanı : Atlarda Staphlococcus aureusa bağlı olarak eyer altında oluşan, genellikle tımarlama hatasından kaynaklanan furunkul veya çıban oluşumuyla belirgin deri yangısı, eyer kabuğu.
Eyer çubuğu : Floyd rose tipli köprülerde, eyer küpünü ittirerek teli sıkıştırmasını sağlayan ince çubuk.
Eyer kabuğu : Eyer çıbanı.
Eyer kapatmak : eyeri atın sırtına koyup bağlamak.
Eyer komu : Eyerin keçe üzerindeki ağaç, eyerin kaşı.
Eyer küpü : Floyd rose tipli köprülerde, teli eyerine sıkıştırmak amacıyla eyerde bulunan yuvasına yerleştirilen küp biçimindeki metal parça.
Eyer noktası : f (x,y) gerçek işlevi için, ( ) koşulunu sağlayan nokta. ( )
Eyer oturuşu : Alıştırma araçlarını açık uyluklar arasına alarak yapılan bir oturuş türü.
Eyer örtüsü : Atlarda eyerin altına konan keçe veya posttan oluşan örtü, ayrım, geçim, yab, şaprak, içlik, keçim.
Diğer dillerde Eyer anlamı nedir?
İngilizce'de Eyer ne demek? : n. one who looks at, one who observes or stares
n. saddle
Fransızca'da Eyer : selle [la]
Almanca'da Eyer : n. Sattel
Rusça'da Eyer : n. седло (N)
conj. если


Bu kısımda Eyer nedir? Eyer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eyer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eyer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.