Floor türkçesi Floor nedir
- Taş döşemek.
- Afallatmak.
- Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Şoke etmek.
- Düzlük.
- Zemin.
- Köklemek.
- İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü.
- Şaşırtmak.
- Kat.
- Cimnastik alıştırmalarında, vücudun değişik bölümlerine dayanak ve direnç sağlayan yüzey.
- Döşemek.
- Yer.
- Taban.
- Yeri kaplamak.
- Gazı köklemek.
- Tam gaz vermek.
- Yere yıkmak.
- Yenmek.
Floor ile ilgili cümleler
English: A wood floor is beautiful.
Turkish: Ahşap bir zemin güzeldir.
English: Ali and Mary's little boy loves sitting on the kitchen floor banging pots and pans.
Turkish: Ali ve Mary'nin küçük oğlu mutfak zemininde oturmayı ve kap kacağa vurmayı seviyor.
English: Ali cleaned the floor with a mop.
Turkish: Ali bir paspas ile zemini temizledi.
English: Ali dropped a strawberry on the floor and Mary stepped on it.
Turkish: Ali yere bir çilek düşürdü ve Mary onun üstüne bastı.
English: Ali dropped a cup on the floor and it shattered into a thousand pieces.
Turkish: Ali yere bir fincan düşürdü ve fincan tuzla buz oldu.
Floor ingilizcede ne demek, Floor nerede nasıl kullanılır?
Floor area : Kat alanı. Yüz ölçüsü. Zemin alanı. Döşeme alanı.
Floor area ratio : Kat alanı katsayısı. Emsal. Bir yapının taban alanının bulunduğu yerbölüm alanına oranlanmasından elde edilen sayı. yerbölüm yüzölçümünün katları olarak olur verilen en geniş alanı gösteren bir katsayı kullanılarak, yapı oylumunu ve yoğunluğunu sınırlandırmakta kullanılır. Taban alanı katsayısı. Kat alanı oranı.
Floor beam : Döşeme kirişi. Taban putreli. Enleme kiriş.
Floor board : Tavan tahtası. Döşeme tahtası. Farş. Taban tahtası.
Floor brackets : Alt ayraçlar.
Floor drying : Yerde kurutma. Yeşil ve taze yem bitkilerinin biçildikleri yerde atmosferik koşullarda kurutulması işlemi.
Floor cloth : Tahta bezi. Muşamba.
Floor covering : Döşeme. Düzlük kaplaması. Halı. Zemin döşeme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döşeme kaplaması. Yer kaplaması. Taban muşambası. Yer kaplama. Zemin kaplaması.
Floor drain : Döşemedeki suları pissu döşemine akıtan özel sifon. pissuyun temizlenmesinde yüzücü katı maddelerin ayrıldığı yer. Süzgeç. Döşeme sularını pissu döşemine ileten ağızlık. Döşeme süzgeci.
Floor heave : Taban kabarması.
İngilizce Floor Türkçe anlamı, Floor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Floor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Addlings : Kokuşturmak. Çürük. Kafa karıştırmak. Bozmak. Bozulmak. Çürütmek. Cılk. Çürümek. Kokmak.
Covering : Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kapama. Koruma. Kabuk. Batma. Tabaka. Perde. Örtme.
Beat up : Saldırmak. Döverek yaralamak. Çırpmak. Çalkalamak. Pataklamak. Fena halde pataklamak. Hücum etmek. Tekme tokat girişmek. Dövmek.
Annihilates : Feshetmek. Elemek. Bozmak. Mahvetmek. Yok etmek. Ortadan kaldırmak. İptal etmek. İmha etmek. Yoketmek.
Backdrop : Perde arkası. Uygun ortam. Dip bezemini örten perde. Temel. Fon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahne arka perdesi. Dip perdesi. Sahnede arka perde.
Prostrate : Halsiz. Yüzükoyun yatmak. Ayağına kapanmış. Tükenmiş. Yere sermek. Yere kapanmak. Bezginlik. Halsiz bırakmak. Güçsüz düşürmek. Secdeye yatmak.
Beat all hollow : Ezip geçmek (oyunda). Tamamen yenmek.
Groundwork : Fon. Altyapı. Ön hazırlıklar. Yer işi. Temel işleri. Temel. Temel inşaatı. Kaide. Alt yapı.
Appoints : Atamak. Memur etmek. Belirlemek. Saptamak (tarih veya gün vb). Saptamak. Görevlendirmek. Tayin etmek. Donatmak. Düzenlemek.
Beds : Katman. Mezar. Çiçeklik. Temel. Tarh. Nehir yatağı. Tabaka. Yatak. Yatacak yer.
Floor synonyms : horizontal surface, bell deck, truck bed, live stage, bamboozles, mezzanine, bases, beat, ground, annihilate, lashers, garret, addling, stun, entresol, jolts, baseplate, plainness, confuses, besots, dazing, first floor, plateau, inlaying, bear down, backdrops, astound, appal, dazes, uproots, base, stones, be overcome.
Floor ingilizce tanımı, definition of Floor
Floor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to floor a house with pine boards. To furnish with a floor. To cover with a floor. The bottom or lower part of any room. The part upon which we stand and upon which the movables in the room are supported.

Bu kısımda Floor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Floor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Floor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Floor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.