Floor drain türkçesi Floor drain nedir

  • Döşemedeki suları pissu döşemine akıtan özel sifon. pissuyun temizlenmesinde yüzücü katı maddelerin ayrıldığı yer.
  • Döşeme süzgeci.
  • Döşeme sularını pissu döşemine ileten ağızlık.
  • Süzgeç.

Floor drain ingilizcede ne demek, Floor drain nerede nasıl kullanılır?

Floor : Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gazı köklemek. Yeri kaplamak. Şaşırtmak. Afallatmak. Döşemek. Yer. Düzlük. Kat. Zemin.

Drain : Dren. Yarayı temizlemek. Tahliye etmek. Suyunu boşaltmak. Pis su borusu. Boşaltmak. Sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla boşluğa yerleştirilen tüp veya fitil. Tüketmek. Kurutmak. Suyunu çekmek.

Floor area : Yüz ölçüsü. Kat alanı. Döşeme alanı. Zemin alanı.

Floor area ratio : Taban alanı katsayısı. Kat alanı oranı. Bir yapının taban alanının bulunduğu yerbölüm alanına oranlanmasından elde edilen sayı. yerbölüm yüzölçümünün katları olarak olur verilen en geniş alanı gösteren bir katsayı kullanılarak, yapı oylumunu ve yoğunluğunu sınırlandırmakta kullanılır. Kat alanı katsayısı. Emsal.

Floor beam : Döşeme kirişi. Enleme kiriş. Taban putreli.

Floor board : Farş. Tavan tahtası. Döşeme tahtası. Taban tahtası.

İngilizce Floor drain Türkçe anlamı, Floor drain eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Floor drain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infiltrators : Köstebek. Casus. Ajan.

Fine screen house : Döşemedeki suları pissu döşemine akıtan özel sifon.

Drainer : Bulaşıklık. Bulaşık suyunun süzüldüğü oluklar. Boşaltma düzeni. Süzgü. Sıvı boşaltmak için kullanılan bir tür kap. Boşaltıcı.

Alembic : Damıtım düzeni. Alambik. Damıtıcı. Alembik. İmbik.

Cullender : Bkz.colander. Kevgir.

Filter : Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendiren veya kırpan cihaz. Bir karışımdan istenmeyen birleşenleri ayıran gereç. sıklığı, belirli bir sıklık kuşağında bulunan akımları geçirmek içindüzenlemiş elektriksel ağ. Süzülmek. Filtre etmek. Bir ışık akısının yeğinliğini ya da tayfsal bileşimini (ya da ikisini birden), geçiriş nedenine göre, değiştirmeye yarayan ışık geçirici cisim. Akışkan içindeki yabancı maddeleri ayıran süzgeç. Girdi olarak verilen gereç, veri ya da imleri, belirtilmiş ölçütlere göre ayıran herhangi bir aygıt ya da dizge. bk. örtü. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Ancak belli dalgaboyu aralığındaki ışığı geçiren, renkli cam özelliğindeki saydam levha; renk süzgeci.

Colored filter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre.

 

Infiltrator : Casus. Köstebek. Ajan.

Electrical filter : Elektrikli süzgeç. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Filtering : Süzme. Süzülüyor. Ekonomi, gitar alanlarında kullanılır. Süzgeçleme. Süzüyor. Süzerken. Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması. Süzüm. Süzgeçten geçirme.

Floor drain synonyms : colander, colanders, alembics, drainers, color filter.