Infiltrators türkçesi Infiltrators nedir

Infiltrators ingilizcede ne demek, Infiltrators nerede nasıl kullanılır?

Infiltrator : Casus. Köstebek. Süzgeç. Ajan.

Infiltrate : Gizlice girmek. Çoğalmak. Sızdırmak. İçeri sızmak. Sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne). Süzmek. Sınırdan içeri sızmak. Sokulmak. Doku aralıklarından süzülüp geçme. infiltrasyonla biriken materyal. Sızmak.

Infiltrated : Sokulmak. Gizlice girmek. Süzmek. Gizlice girilmiş (bina veya üs vb). Sızmak.

Infiltrates : Sızmak. Gizlice girmek. Sokulmak. Süzmek.

Infiltrating : Sokulmak. Gizlice girmek. Süzmek. Sızmak.

Infiltration analgesia : İnfiltrasyon analjezisi.

Circuler infiltration anesthesia : Vücudun herhangi bir bölgesine, yerel anestezik maddenin halka tarzında enjekte edilmesi biçiminde uygulanan yerel anestezi tekniği. Dairesel infiltrasyon anestezisi.

Infiltration anaesthesia : İnfiltrasyon anestezisi. Açlık çukurluklarına yapılan yerel infltrasyon anestezisi sırasında anestezik maddenin ensizyon yapılacak hat civarına ters l harfi benzeri veya bir çizgi boyunca enjekte edilmesi gibi yerel anestezik çözeltisinin doğrudan anestezi edilmek istenen doku içine enjekte edilmesiyle oluşturulan anestezi biçimi.

Infiltrations : Süzülme. Sızma. Süzme.

Infiltration anesthesia : İnfiltrasyon anestezisi.

 

İngilizce Infiltrators Türkçe anlamı, Infiltrators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infiltrators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Treasonable : Vatana ihanet türünden. İhanet niteliğinde (devlete).

Drainers : Bulaşık suyunun süzüldüğü oluklar. Süzgü. Boşaltma düzeni. Boşaltıcı. Bulaşıklık. Sıvı boşaltmak için kullanılan bir tür kap.

Filtering : Süzüyor. Süzme. Ekonomi, gitar alanlarında kullanılır. Süzgeçten geçirme. Süzgeçleme. Süzüm. Süzerken. Süzülüyor. Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması.

Moles : Grammolekül. Yersıçanı. Leke. Köstebektiler. Ben. Ben (anatomi terimi). Mol. Sokur. (vücutta) ben.

Canary : Açık sarı. Kanarya rengi. Muhbir. Polis ajanı. Küçük iskete. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, sırtı kül rengi, diğer tarafları sarı yeşil olan, akdeniz memleketlerinde bahçe ve ırmak kenarlarında yaşayan bir tür. kanarya. İspiyoncu. Kanarya.

Intruder : Zorla giren kimse. Başkasının arsasına tecavüz eden. Davetsiz misafir. Fuzuli şagil. (başkasının mülküne) izinsiz giren. İzinsiz giren. Zorla giren şey. Davetsiz gelen misafir. Mütecaviz. Başkasının mülküne tecavüz eden.

Colander : Kevgir.

Hawkshaws : Hafiye. Dedektif.

Hawkshaw : Hafiye. Dedektif.

Courier : Haberci. Turist rehberi. Grup lideri. Kurye. Özel ulak. Ulak. Kargoya vermek. Rehber.

Infiltrators synonyms : alembics, talpa, operative, finks, emissaries, mole, undercover agent, drainer, gumshoe, emissary, colanders, taupes, infiltrator, intelligencer, colored filter, floor drain, taupe, fine screen house, trespasser, finking, spy, agent, interloper, beagles, filter, alembic, cullender, gumshoes, couriers, electrical filter, color filter, fink, beagle.