Cullender türkçesi Cullender nedir

Cullender ingilizcede ne demek, Cullender nerede nasıl kullanılır?

Culled : Seçme. Seçilmiş. Birçok şey arasından seçilen.

Culler : Pazarlanabilir piyasa ürünleri seçen denetçi. Birçok şey arasından seçen kimse. Seçen kimse. Bir grup arasından seçen kişi.

Cullers : Birçok şey arasından seçen kimse. Pazarlanabilir piyasa ürünleri seçen denetçi. Bir grup arasından seçen kişi. Seçen kimse.

Cullet : Cam kırığı. Kırık cam. Cam kırıntıları. Hurda cam. Eritilecek cam parçaları.

Cullets : Kırık cam. Hurda cam. Cam kırığı.

Sculleries : Bulaşıkhane. Mutfak yanındaki bulaşık yıkanan ve kap kacak konulan oda.

Scullery : Mutfak yanındaki bulaşık yıkanan ve kap kacak konulan oda. Bulaşıkhane.

Scullery maid : Bulaşıkçı kadın.

Carson mccullers : (1917-1967, lula carson smith olarak doğdu). Abd'li bir romancı.

Sculled : Kürekli. Küreklendirilmiş. Boyna etmek. Kürekle çekilmiş. Kürek çekmek.

İngilizce Cullender Türkçe anlamı, Cullender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cullender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Floor drain : Döşeme sularını pissu döşemine ileten ağızlık. Döşeme süzgeci. Döşemedeki suları pissu döşemine akıtan özel sifon. pissuyun temizlenmesinde yüzücü katı maddelerin ayrıldığı yer.

 

Electrical filter : Elektrikli süzgeç. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Alembics : Alembik. Damıtıcı. İmbik. Alambik. Damıtım düzeni.

Filter : Girdi olarak verilen gereç, veri ya da imleri, belirtilmiş ölçütlere göre ayıran herhangi bir aygıt ya da dizge. bk. örtü. Filtre. Sokulmak. Süzmek. Ancak belli dalgaboyu aralığındaki ışığı geçiren, renkli cam özelliğindeki saydam levha; renk süzgeci. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Filtreleme yapmak. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayırıp kenara koymak. Bir ışık akısının yeğinliğini ya da tayfsal bileşimini (ya da ikisini birden), geçiriş nedenine göre, değiştirmeye yarayan ışık geçirici cisim.

Infiltrators : Ajan. Casus. Köstebek.

Color filter : Renk süzgeci. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Renk filtresi. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işığın belirli sıklıklarını soğuran ya da yansıtan, böylece geçirdiği ışığın izgesel dağılımını değiştiren yaprak ya da ince katman.

 

Strainers : Süzek. Filtre. Elek. Filtre elemanı. Gerici. Gergi.

Fine screen house : Döşemedeki suları pissu döşemine akıtan özel sifon.

Skimmer : Düzleme kürekli makine. Kepçe. Su soğutmalı boru baraj. Deniz süpürücüsü. Yarış kayığı. Kaymakçı kaşığı. Soğutucu.

Cullender synonyms : colanders, strainer, colored filter, infiltrator, filtering, colander, skimmers, sieve, alembic, drainer, drainers.

Cullender ingilizce tanımı, definition of Cullender

Cullender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A strainer. [Bakınız: Colander].