Colanders türkçesi Colanders nedir

Colanders ingilizcede ne demek, Colanders nerede nasıl kullanılır?

Colander : Kevgir. Süzgeç.

Colanut : Kola cevizi.

İngilizce Colanders Türkçe anlamı, Colanders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colanders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Floor drain : Döşemedeki suları pissu döşemine akıtan özel sifon. pissuyun temizlenmesinde yüzücü katı maddelerin ayrıldığı yer. Döşeme sularını pissu döşemine ileten ağızlık. Döşeme süzgeci.

Drainers : Boşaltıcı. Bulaşık suyunun süzüldüğü oluklar. Süzgü. Sıvı boşaltmak için kullanılan bir tür kap. Boşaltma düzeni. Bulaşıklık.

Strainers : Filtre. Elek. Gerici. Filtre elemanı. Gergi. Süzek.

Filter : Akışkan içindeki yabancı maddeleri ayıran süzgeç. Filtre etmek. Süzmek. Bir ışık akısının yeğinliğini ya da tayfsal bileşimini (ya da ikisini birden), geçiriş nedenine göre, değiştirmeye yarayan ışık geçirici cisim. Filtre. Filtreden geçirmek. Ancak belli dalgaboyu aralığındaki ışığı geçiren, renkli cam özelliğindeki saydam levha; renk süzgeci. Sokulmak. Filtreden süzmek. Akışkan olan sıvı veya gazı süzmeye yarayan gözenekli madde, filtre.

Colored filter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre.

 

Zoonosis : Zoonoz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnsandan hayvana, hayvandan insana geçen hastalık. etkenlerine hayvanların rezervuar olduğu ve bu nedenle vektörlerin patojenleri hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara taşıdığı şagas hastalığı, uyku hastalığı, kene borreliozisi gibi hastalıklar. Zoonosiz. Yabani ve evcil hayvanlarda oluşan ve insanlara da geçebilen bir hastalık.

Alembics : İmbik. Alembik. Damıtım düzeni. Damıtıcı. Alambik.

Infiltrators : Casus. Ajan. Köstebek.

Color filter : Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre. Işığın belirli sıklıklarını soğuran ya da yansıtan, böylece geçirdiği ışığın izgesel dağılımını değiştiren yaprak ya da ince katman. Renk süzgeci. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk filtresi.

Colanders synonyms : zoonotic disease, colander, filtering, skimmer, strainer, fine screen house, electrical filter, drainer, cullender, infiltrator, sieve, skimmers, alembic.