Broached türkçesi Broached nedir

Broached ingilizcede ne demek, Broached nerede nasıl kullanılır?

Broachers : Kesici alet. Yeni bir konu ortaya atan kimse.

Broaches : Şişlemek. Delmek. Açmak. Konuya girmek. Açmak (bir konuyu). Şiş. İleri sürmek. Delik açmak. Del. Çekmek.

Broach a subject : Tartışmak için bir konu açmak. Tartışmak için bir konu başlığı açmak.

Broach : Şişlemek. Açmak (bir konuyu). Şiş. İleri sürmek. Konuya girmek. Delik açmak. Açmak. Del. Çekmek. Delmek.

Broaching : Boşaltma. Delmek. Rayba salma. Açmak. Broşlama. İleri sürmek. Rayba sarma. Tığ çekme. Şişleme.

Broad bean : Baklagiller (leguminosae) familyasından, beyaz çiçekli, çiçeklerin uçları siyahımsı, taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan, tek yıllık, otsu bitki. Bakla. Kuru bakla.

Broad ax : Savaş baltası. Balta.

Abroach : Açılmış veya delinmiş (bir musluk gibi).

Broad beam headlamp : Geniş hüzmeli far. Geniş huzmeli far.

Broad axe : Geniş ağızlı balta. Balta. Savaş baltası. Dülger baltası.

İngilizce Broached Türkçe anlamı, Broached eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broached ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alleging : Mazeret olarak göstermek. İddia etmek. İddia etme. İleri sürme. İleri sürülen. İddia edilen. Kanıt olarak göstermek.

 

Flout : Takmamak. Alay etmek. Küçümsemek. Uymamak. Eğlenmek. Hor görmek. Zıddına gitmek. Burun kıvırmak. Saygısızca karşı gelmek. Reddetmek.

Bring up the subject : Konuyu açmak.

Dig through : Kazıp delmek.

Flouts : Saygısızca karşı gelmek. Reddetmek. Eğlenmek. Hor görmek. Takmamak. Zıddına gitmek. Küçümsemek. Burun kıvırmak. Alay etmek. Uymamak.

Asserts : Söylemek. Savunmak (hak). Savlamak. İleri sürmek (emin bir şekilde). Demek. Öne sürmek. Hakkını savunmak. Teyit etmek. Savunmak.

Assert : Teyit etmek. Söylemek. Sözlerle savunmak. Üzerine basarak belirtmek. Belirtmek. Savunmak. Savlamak. Açıklamak. Hakkını savunmak.

Affirm : İddia etmek. Tasdik etmek. Tekrar söylemek. Bildirmek. Söz vermek. Beyan etmek. Olumlamak. Onaylamak. Tekrarlamak.

Alleges : İddia etmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. Kanıt olarak göstermek. Bahane etmek. Söylemek. Mazeret olarak göstermek. İtham etmek.

Flouting : Uymamak. Hor görmek. Takmamak. Burun kıvırmak. Alay etmek. Eğlenmek. Küçümsemek. Saygısızca karşı gelmek. Zıddına gitmek.

Broached synonyms : cleave, drill, empierce, argues, cave, affirms, argue, bring up in conversation, bring about, dig into, broach, allege, acumination, acuminate, abroach, flouted, cave in, bore, cleaves, bared, affirming, broaches, asserting, bares, break open, break, bring forward, asserted, bloom, advance, tapped, bare, broaching.

Broached zıt anlamlı kelimeler, Broached kelime anlamı

Untapped : Delinmemiş (fıçı). Yararlanılmayan. Kullanılmamış (tabii kaynaklar vb). Tıpası çıkarılmamış. Kullanılmayan.