Delmek nedir, Delmek ne demek

"Delmek" ile ilgili cümleler

  • "Taşın göze dokunmadığını ve bir parmak aşağıda yanağı deldiğini gördü." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Delik açmak

İngilizce'de Delmek ne demek? Delmek ingilizcesi nedir?:

punch

Delmek tanımı, anlamı:

Ciğerdeldi : Bu delikleri açmakta kullanılan ucu sivri küçük araç. Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılmış olan işleme.

Ağaçdelen : Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.

Gökdelen : Yirmi, otuz veya daha çok katlı yapı, göktırmalayan, gök tırmalayıcı.

Kardelen : Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki (Galanthus nivalis).

Kargadelen : Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem.

Zindandelen : Palamut balığının iki kilodan ağır olanı.

Delme : Delinerek yapılmış. Yelek. Delmek işi.

Bağrını delmek : Çok dokunmak, içine işlemek.

Ciğerini delmek : Acıklı bir durum, kişiye dayanılmaz bir üzüntü vermek.

Delik : Cezaevi. Küçük hayvan yuvası. Dar, küçük çukur. Dar, küçük açıklık. Delinmiş olan.

Açmak : Birbirinden uzaklaştırmak. Yapmak, düzenlemek. Alışverişi başlatmak. Engeli kaldırmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Savaşla almak, fethetmek. Yarmak. Görünür duruma getirmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Alanını genişletmek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Beğenmek. Ferahlık vermek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Geçit sağlamak.

 

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Getirmek : Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. İleri sürmek. Sağlamak. Gelmesini sağlamak. İletmek, bildirmek. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

İncitmek : İncinmesine yol açmak. Kötü söz veya davranışla birini kırmak, üzmek.

Kırmak : İri parçalara ayırmak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Değerinden düşük fiyata almak. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Yok etmek. Kaçmak, uzaklaşmak. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Gücünü, etkisini azaltmak. Belirli bir biçimde katlamak.

 

Diğer dillerde Delmek anlamı nedir?

İngilizce'de Delmek ne demek? : v. pierce, hole, bore, drill, make a hole in, broach, dig into, dig through, perforate, pick, prick, ream, ream out, spike, stab, stave in, stick

Fransızca'da Delmek : percer, trouèr, perforer, crever, défoncer, enfiler, piquer

Almanca'da Delmek : v. anzapfen, bohren, durchbohren, durchstechen, lochen, perforieren, spießen, stechen

Rusça'da Delmek : v. продырявливать, прокалывать, пробивать, долбить, продалбливать, сверлить, высверливать, просверливать, прорывать, прошивать, пронзать, протыкать, продырявить, проколоть, пробить, продолбить, высверлить, просверлить, прорыть, прорвать, прошить, пронзить, проткнуть