Bore türkçesi Bore nedir
- Başını ağrıtmak.
- Çap (mermi).
- Delik.
- Dert.
- Yüksek dalga.
- Canını sıkmak.
- Kuyu.
- Sıkıntı.
- Sondalamak.
- Oyu.
- Sıkıcı tip.
- Bela.
- Sıkıcı şey.
- Bunaltmak.
- Kalibre.
- Usanç vermek.
- Delmek.
- Usandırmak.
- Sıkmak.
- Sonda.
- Birisinin canını sıkmak.
Bore ile ilgili cümleler
English: I don't want to bore you.
Turkish: Canınızı sıkmak istemiyorum.
English: His wife bore him two daughters and a son.
Turkish: Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurdu
English: Her efforts bore fruit.
Turkish: Onun çabaları meyvesini verdi.
English: I bore this trial.
Turkish: Bu çileye katlandım.
English: I don't want to bore you by repeating things you already know.
Turkish: Zaten bildiğin şeyleri tekrarlayarak seni sıkmak istemiyorum.
Bore ingilizcede ne demek, Bore nerede nasıl kullanılır?
Bore a grudge : Düşmanlık besledi. Garez besledi. Kin besledi. Kan güttü.
Bore a hole : Delik delmek.
Bore a hole in : Delik açmak. Azıcık çürütmek (bir fikri).
Bore bit : Taş delecek kalem. Matkap ucu.
Bore fruit : Meyve verdi.
Bore the pants off : Canına tak ettirmek. Canından bezdirmek.
Small bore : Küçük çap. Namlucuk.
What a bore : Ne kadar sıkıcı!.
Boreal : Poyraz ile ilgili. Şimali. Kuzey. Kuzey rüzgarı.
Check bore hole : Kontrol sondajı.
İngilizce Bore Türkçe anlamı, Bore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cavum : Boşluk, boş yer, kovuk, oyuk, çukur. Satır başı boşluğu. Boşluk oyuk. Kavum.
Dig into : Yemeğe başlamak. Yemeğe girişmek. İtmek. Batırmak. Sokmak. Saplamak.
Annoys : Rahatını kaçırmak. Sinirlendirmek. Sinir bozmak. Sinirini bozmak. Taciz etmek. Gıcık etmek. Sataşmak. Huzursuz etmek. Dalına basmak. Can sıkmak.
Dolors : Keder. Sızı. Elem. Dolor.
Sounder : Mil. İskandil. Alıcı. Ses yapıcı. Ses iskandili.
Distress : Felaket. Kahretmek. Acı çektirmek. El koymak. Tehlike (gemi). Izdırap. Sıkıntı vermek. Haciz. Üzmek.
Irk : Sinirlendirmek. Bıktırmak. Sıkıntı çektirmek. Bezdirmek. Üzmek. Sıkıntı vermek.
Carotis : Karotis. Şah damarı.
Bedevilment : Tedirginlik. Karışık olma durumu. Kaygı. Karmaşa. Karışıklık. Karıştırma. Zorlaştırma. Tasa. Karmaşa halinde olma durumu.
Seeker : Arayan kimse. Arayıcı. Hedefle güdüm. Arayan.
Bore synonyms : counter drill, borehole, adversities, eyehole, caliber, deadhead, cankerworms, pother, destructions, centesis, nuisance, mope, satiate, tire, cannula, cornballs, angst, drags, darned, besiege, aperture, flouted, astringed, evil, anxiety, deadheads, stupefies, adversity, angsts, cloys, disgruntle, complaint, anxieties.
Bore zıt anlamlı kelimeler, Bore kelime anlamı
Interest : İstek uyandırmak. Menfaat. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çıkar. Alaka. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. İkna etmek.
Bore ingilizce tanımı, definition of Bore
Bore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A perforation. To bore with a gimlet. A tidal flood which regularly or occasionally rushes into certain rivers of peculiar configuration or location, in one or more waves which present a very abrupt front of considerable height, dangerous to shipping, as at the mouth of the Amazon, in South America, the Hoogly and Indus, in India, and the Tsien- tang, in China. To make a round hole in or through. To pierce. A hole made by boring. To cut a circular hole by the rotary motion of a tool. To bore into a tree (as insects). To perforate or penetrate, as a solid body, by turning an auger, gimlet, drill, or other instrument. As, to bore a plank. To make a hole or perforation with, or as with, a boring instrument. As, to bore for water or oil (i. e., to sink a well by boring for water or oil).

Bu kısımda Bore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.