Annoys türkçesi Annoys nedir

Annoys ile ilgili cümleler

English: His way of speaking annoys me.
Turkish: Onun konuşma şekli beni sinirlendiriyor.

English: If it annoys you so much, file a complaint.
Turkish: Bu seni o kadar rahatsız ediyorsa, şikayet et.

English: He annoys me with questions.
Turkish: O sorularla benim canımı sıkıyor.

English: He annoys us with this noise.
Turkish: O, bu gürültü ile bizi rahatsız ediyor.

English: Ali knows what annoys Mary.
Turkish: Ali Mary'yi neyin kızdırdığını biliyor.

Annoys ingilizcede ne demek, Annoys nerede nasıl kullanılır?

Annoy : Sataşmak. Sinir etmek. Gıcık etmek. İzaç etmek. Rahatsız etmek. Sinirlendirmek. Baş ağrıtmak. Sinirini bozmak. Taciz etmek. Can sıkmak.

Annoyance : Kızgınlık. Kızdırma. Rahatsızlık. Üzüntü kaynağı. Sıkıntı. Rahatsız etme. Baş ağrıtma. Baş belası. Sıkıntı kaynağı.

Annoyances : Sıkıntı kaynağı. Üzüntü kaynağı. Kızgınlık. Sıkıntı. Kızdırma. Baş belası. Rahatsız etme. Baş ağrıtma. Rahatsızlık.

Annoyed : Sinirlenmiş. Sinirlendirilmiş. Rahatsız edilerek sinirlendirilmiş. Rahatsız olmuş. Rahatsız edilmiş. Kızgın. Sinirli.

 

Annoyed at : -e kızgın.

Tannoy : (ticari marka) hoparlör sistemi tipi. Duyuru sistemlerinden birinin markası.

Be annoyed with : Birine kızgın olmak.

Annoyingly : Kızdırarak. Can sıkıcı şekilde. Can sıkıcı biçimde. Sinirlendirici biçimde. Sinirlendirici şekilde. Can sıkıcı bir şekilde. Sinirlendiren bir şekilde.

Annoyers : Sinirlendiren şey. Tacizci. Rahatsız eden kimse. Rahatsız eden. Kızdıran kimse.

Annoyed him : Onu rahatsız etti. Onu sinirlendirdi. Onu tedirgin etti. Onun canını sıktı.

İngilizce Annoys Türkçe anlamı, Annoys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Annoys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peeve : Huysuzlaşmak. İçki. Huysuzlaştırmak. Sinirlenmek.

Give someone the jumps : Sinirden delirtmek.

Ride : Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Kafa bulmak. Binmek. Arabayla gezmek. Arabaya binmek (sürmeden). Karara bağlanmamış olmak. Kullanmak. Sürmek. Gırgıra almak.

Beleaguer : Kuşatmak. Muhasara etmek. Rahat vermemek. Üstüne gelmek. Kuşatma altına almak. Etrafını çevirmek. Etrafını sarmak.

Devil : Halk efsanelerinde ve goethe'nin "faust" adlı yapıtında "meplins topheles". orta çağ oyunlarında kötülüğün simgesi. bu rolü oynayanlar, her yanında çirkin yüzler bulunan deriden giysiler giyerlerdi. Asfalt ısıtıcısı. Acı ve baharatlı yemek. Avukat stajeri olarak çalışmak. Şeytan gibi tip. Şeytan. İblis. Makinede parçalamak (kağıt vb).

Get to : Dalavereyi anlamak. Şart olmak. Başlamak. -e varmak. Yapıyor bulunmak. Noktasına gelmek. -e gelmek. Ulaşmak. -e noktasına gelmek. Lazım olmak.

 

Badgered : Kafa ütülemek. Yorgun. Yakasına yapışmak. Eziyet edilmiş. Sıkıntı verilmiş. Tacize uğramış. Hiç rahat bırakmamak. Rahatsız edilmiş.

Disgruntles : Üzmek.

Discomfiting : Bozum etmek. Mosmor etmek. Mosmor etmek (argo terim). Şaşırtmak. Bozmak. Mağlup etmek. Yenmek.

Ailed : Hastalanmak. Hasta olmak. Sıkıntıya neden olmak. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Sıkmak. Sıkıntıya sebep olmak. Sıkıntıya sebep vermek. Rahatsız olmak.

Annoys synonyms : chevvy, get under one's skin, disgruntle, pissed, get at, discomforts, gravel, peeves, rides, riled, bug, badgers, bothering, beset, nettled, rasped, discomforting, ruffle, importune, unmanning, angers, unhinge, baited, needle, antagonizes, antagonize, besiege, dismay, discomfits, grate, ail, bugger, acerbate.

Annoys zıt anlamlı kelimeler, Annoys kelime anlamı

Please : Gönlünü almak. Buyurmak. Tenezzül etmek. Gönül almak. Lütfen. Gönlünü etmek. Sevindirmek. Hoşnut etmek. Mutlu etmek. Hoşuna gitmek.

Pleased : Hoşnut. Memnun olmuş. Mahzuz. Mütelezziz. Memnun. Keyifli. Hoşnut edilmiş.